05 August, 2015

Shard'da kahvaltı



Selam ÇS'cular.Bu yazı için 4.denemem.Geçmeyen hata veriyor blogger dünden beri,403 numaralı.Ne yaptıysam kurtulamadım hatadan.


Nasıl da şevkli yazmıştım ilk yazımı Shard hakkında:( Yeniden yakalamaya çalışacağım:)

Emin olduğum şeylerden biri,blogun benim için çok önemli olduğu,işler tıkırında işlemeyince sinirlerimin gerildiği.Zaten bilsisayara tahammülüm tamamen blogdan sebep,yoksa pek işim yok kendisiyle.Iphone'u sevmem de tamamen blogdan:)


Neyse konumuz benim bloğuma olan tükenmeyen aşkım değil tabii ki.Ne zamandır görmek istediğim yerdi Shard,açıldığından beri IG'de,muhabbetlerimde dostlarla ille de çok orda olmak istediğimi belirttiğimi fark etmiş olabilirsiniz.


Shard hakkında size bilgi vermek benim haddim değil ama ille de gidin,görün diyebileceğim yer.Hatta manzara odasına çıkacağınıza,restoranlardan birine gidin.Manzara ve masraf aynı(belki daha ucuza bile gelebilir),yükseklik farkı var;)

Son günümde kahvaltı seçebilme hakkım varsa,önce annemin kuymağını sonra da bu kahvaltıyı rica edebilirim;) Herşey olması gerektiği gibi,tam kıvamında,tadında.Domatesler öyle suluydu ki,çantama bile sıçradı keserken:)

Etli etli mantar,ev yapımı hashbrown(patates köftesi gibi,blogda çok eskilerde tarif var),mis kokulu reçeller,kızarmış ekmekler.Doyamadım o kahvaltı keyfine ben,ara ara o Pazartesi sabahına ışınlıyorum kendimi;) Neden çalıştığımı hatırlıyorum;)



Tuvalet,temizlik,manzara ve el kremi kokusu konusunda tabii ki 4 dörtlük:)





Restoran'ın diğer kısmı.Biz Aqua'da idik.


Yarım dk'da 32.kata çıkaran asansör:)


Bu soğuk binanın girişinde,iç ısıtan tablo.Garsonların servisi kadar sıcak ve buyur eden:)


Şimdiki amacım,böyle bir yerden gün doğumunu izlemek.Bulacağım o mükemmel noktayı.Hatta garson kıza döktüm içimi,dileğimi,menejerine soracağını söyledi.Bu dileğim gerçek olursa,korkarım sesimi duyandan;) 

Hepimizin hayalleri gerçek olsun:)

04 August, 2015

Çıkmayan yazı

Bu öğleden sonradan beri yazı yazmaya çalışıyorum bloga ama bir türlü çıkmıyor,403 nolu hatayi veriyor! 

Fincan boyama



Aylar önce FB  hesabımda beyaz fincanların nasıl oje ile boyandığı videosunu izlemiş,muhakkak denemeliyim demiştim.


Aradan uzun zaman geçti,bir türlü işleme koyamadım ki çok sevdiğim annelerden,eski blog arkadaşlarımdan Tuğçe'nin Rüzgar ile yaptığını görünce,bu iş artık ertelenmemeli dedim ve 4elle sarıldım fincanlarıma.


Tabaklı olan fincanı,Figen Cafe Rouge'da istemişti benim için,garson kız da sağ olsun kırmamıştı O'nu.

Diğer iki fincanı da £1.50'ye Hema'dan aldım,kız kardeşlerim için:)

Belki gidince Defne ile de yaparız.


Bu işlemde çok çabuk olmak gerekiyor,ben olamadım o yüzden ojem topaklandı,yeniden denediğimde bu sefer kürdanla karıştırmadım.Oje'nin ılık su üstünde dağılmasına bayıldım.


Sanırım,Rüzgar benim kadar kirlenmemiştir:) Ellerimi temizlemem,fincanları süslememden daha uzun sürdü:)


İşte sanat eserlerimiz.Hayatımızda renk şart,yoksa boğulabiliriz değil mi?


Fincanları banarken,ağız kısmından tutup,alt kısmını banın ki,benim gibi bütün eliniz ojelenmesin:)


Bu sabahki kahve keyfim,kendi şaheserim ile idi,ki çok sevdim.Umarım benim kızlar da sever:)

Bu arada,detaylı anlatımı için; IG'de @evdeoyunvar ya da www.evdeoyunvar.blogspot.tr'ye ışınlanmanızı tavsiye ederim:)


Mutlu günler ve kirlenmek güzeldir:)

03 August, 2015

Sandringham House

Norfolk gezimin son paylaşımı bu.Sevgili Kraliçe'nin evlerinden birisi:)


Jo,görülmeye değer diyince,kaldığımız yerden bir saatte arabayla vardık Sandringham'a.Ben evin içine girmeye niyetli değildim,bahçeyi ziyaret,evle bahçeyi ziyaret bilet fiyatı arasında pek fark olmayınca,hadi dedim bizim ufaklığa biraz kültürel gezi iyi gelebilir.

Ben açıkcası şirin bir kasaba içinde bekliyordum evi.Bahçeye girip,köyü görüp geziyi bitirmekti niyetim.Kathrine'in alışveriş yaptığı dükkandan yemeklik birşeyler alıp,kahve molası verecektim ki,bulamadık orayı,iki saat ev içi ve bahçeyi gezdik ve bitirdik,Fred'i o yağmurda bekletmek olmazdı:(

Tabii ki köpekler giremiyor,sadece kilisenin bahçesinde takılabiliyorlar:)

Evin her yeri halka açık değil,oturma odası,yemek odası,silahların olduğu yer ve şu an tv odası olarak kullanılan salon görülebilir.Tv olmayan tv odası,projektör takılıp,Londra'da bir şirketten son filmler gönderiliyormuş.

Ben en çok oturma odası ve müzik odasının birleştiği koca salonu sevdim,tavanları görmeye değer.Müzik Odası'nın tavanlarında müzik aletleri resimleri olduğundan Müzik Odası denmiş,kocaman bir piyanosu da var pencere kenarında,melekli heykellerle.

Bir dolu da yeşim taşından obje,Budha heykelleri oturma odasında.Noel hediyeleri burda açılıyormuş:)

Her odada orasi ile ilgili bilgi veren görevli var.Dawnton Abbey setinde hissettim kendimi,zırhların,kılıçların,mahmuzların olduğu yerde de sanki Game of Thrones'da bir sahne çekecektim;)

Binanın içinde fotoğraf çekmek yasak olduğundan,böyle anlatmak istedim.


Bu ağaçları kalp kalp gören benmiyim?




Bu ev,1862'den beri monarşiye yuva olmuş.24 hektarlık alana kurulu ki ev zamanla değişime uğramış her yeni gelenle beraber.Kurulu olduğu yeşillik alan,yıl boyunca halka açık.





Müzik Odası'nı dışarıdan çekebildim ancak bu kadar.






Gördüğüm en şirin kiliselerden birisi.


Otopark da bedava ve böyle ormanımsı bir yerde:)

Velhasıl,daha önce gördüğüm evlerinden pek farklı olmasa da,bu da bir tecrübe oldu,şahsen böyle bir evin varlığından Jo bahsedene kadar haberim yoktu:)

Hayat,öğrendikçe güzel...

Sevgiyle kalın ÇS'cular,iyiki varsınız❤️

02 August, 2015

Sağlıklı dondurma:)



Geçenlerde mini bir misafirim olunca ne yapsak diye düşünürken ne zamandır denemek istediğim ice-lolly'ler geldi aklıma,havalar güzel olunca çok paylaşılan ama bir türlü yapmaya fırsat bulamadığım.Hoş bizim havalar müsade etmedi,yaz bu gün kısa süreliğine geri gelmişken şehrime,paylaşayım dedim:)

Ne kadar çalışkanım,paylaşma aşkı ile doluyum görüyorsunuz,ikinci yazım bugün.Kim demiş Pazar günleri tembellik şart diye.

Hem ben sanırım tatil sonrası sendromu yaşıyorum,geldiğimden beri oturunca kendimi rahatsız hissediyorum,iğne batıyor sanki...Hep aklımda yapılacak işler var ama yapasım yok,aval aval takılıyorum,bir işten bir işe atlayıp bari kıytırık işleri aradan çıkarayım diyorum.

Ilham ve istek tam ama şevk,harekete geçecek enerji yok bu aralar.Ben de herkes gibi sağlıklı yaşama başlıycam diyorum mesela,neredeyse hergün,bir öğün uygulamaya koyup,diğer öğün cipslere saldırıyorum ve resmen sanki doymuyorum! Yazın iştahın kapanması gerekmiyormuydu?


Neyse burda benim duygusal gel-gitlerimi paylaşmaya gerek yok...

İşte bu dondurmamsı atıştırmalık,sağlığına dikkat edenler için,ya da benim gibi kendisi ile savaş verenler için.Yapması basit,yemesi keyifli ve suçluluk hissettirmeyen.

Yapmanız gereken arzunuza göre meyveyi istediğiniz süt ile smoothie yapmak,içine meyve parçacıkları ile kalıplara koymak ve buzluğa atmak.

Biz muz,badem sütünü smoothie yaptık ve içine çilek parçacıkları attık.Bizim ufaklık bayıldı.Ben de sevdim,bir dahakine   neli yapmalı diye düşünüyorum:)

Tatlı yiyip de kg almadığımız,istediklerimizi uygulamaya koyabileceğimiz bir hafta olsun:)

Norfolk Broads❤️



Norfolk Broads,Ingiltere'nin kocaman Ulusal Park'larından birisi,göllerin,nehirlerin iç içe geçmesi ile oluşmuş,ister yürüyerek,bisikletle ya da kiraladığınız minik motorlarla,belki de bizim gibi toplu katılabileceğiniz rehberli turla görebileceğiniz İngiltere'nin Venedik'i:)


Biz Wroxham merkezden katıldık turumuza.Motorlara £1 karşılığında köpekler de alınıyor.Fred,motorun camından doğal hayatı izlerken mest oluyordu adeta:)


Doğal hayatı gözlemlemek isteyenler için bir cennet.Su üstündeki o sakinlik,tatil yoğunluğuna rağmen hissetmeye değer.Sihirli bir bölge orası,su kenarında ağaçlar,evler,sazlık bölge,kuşlar...




Evler,şeker ev gibi sanki.







Tura,bu eski model motorlarla katılmak da mümkün,yanınızdan geçenler kraliçe edası ile el sallıyorlar:)


Köprü'nün altı Kuğu Gölü:)

Unutmayacağım yerlerden birisi orası,kesinlikle tavsiye ederim:)

Mutlu bir hafta olsun:)