19 October, 2016

Tatlı patatesli,mücverimsi kek

Gelsin günün ikinci yazısı :)Keki fırından aldım,tadına baktım,fotoğraflarını çektim,paylaşmaya değer bulup hemen yazayım dedim.Çünkü şu an bundan daha iyi bir işim yok.Evden çıkasım yok,gömülmüşüm koltuğa,battaniyem ve sol yanımda sevdiğim fincan ile bir bütünüm:)

Bu hayat tarzına çok rahat alışabilir,çok severek yapabilirim.Ye,gez,pişir,paylaş sıcağı sıcağına.Tam zamanlı blog yazarı olmayı isterdim,bu işten para kazanabilmeyi ne yalan söyliyeyim.İnsanların neden çok başarılı bloglar olduğunu anlıyorum ve çok takdir ediyorum.Emek ama daha çok da aşk var.Hoş bende de aşk var ama çok da ilerlemiş bir blogum yok bunca yıldır.Kısmet,ÇS da bu kadarcık❤️Büyümeyen bebek;)


Sabah dedim ya yumurta bekliyorum Jo'dan.Gelmeyen yumurtayı almak için öğleden sonra bir market yaptık,yarım saatte.Nasıl boş,sakin koca market;hiç alışık olmadığım manzara.Ne güzel olur bu sakinlikte para kazanmak!Londra dışındaki saat ücretinin daha az olması gayet mantıklı...

Dedim ya elmalı turta için malzemelerimi yanımda taşıdım diye.Tatlı patates,soğan,evde kalmış ne varsa velhasıl,burda değerlendirmek üzere getirdim gelirken.

Sabah da  kafada bir ampul,tatlı patatesten kek yap diye yandı durdu! Tarif baktım,tatlı kek istemiyordum,elindeki otları kullanmak da planımın bir parçası idi.O zaman Sib dedim,sen zeytinli kek yapıyormuş gibi yap.Kek kalıbın yok zaten,kek olmazsa mücverimsi birşey olur...

Yanılmadım...Yemem diyen yedi,Jo'ya ayrıldı.Maksat malzeme değerlendirmek,çayın yanına farklı birşey denemek ise görevimi başarılı ile tamamladım.


Tuhaf olabilir,tatlı patates öyle çok tükettiğimiz bir tad da değil ama yenilebilir  bir tad.Renk de bonusu:)


malzemeler:

-3 yumurta
-yrm paket oda sıcaklığında tereyağı
-1 fincan yoğurt
-Bir küçük kase ince doğranmış ot(ben biberiye,maydonoz,adaçayı,nane kullandım)
-1 tane tatlı patates,haşlanmış ve ezilmiş
-aldığı kadar un(ki patatesten dolayı çok istemiyor)
-1tatlı kaşığı kabartma tozu 
-yrm tatlı kaşığı tuz
-Üzerini süslemek için zeytin ve biberiye dalı
Not:ben soğan da katacaktım ki mutfağı toplarken koymayı unuttuğumu anladım.Tadına bakarken soğan ve tuzlu peynirin gayet yakışacağını düşündüm.


Yumurtayı ve tereyağını çırpalım,yoğurdu katıp çırpmaya devam edelim.Patatesi katalım,birbirine iyice yedirip unu ve kabartma tozunu,tuzu en son da otları ekleyelim.


150 derecede önceden ısıtılmış fırında bıçak temiz çıkana kadar pişirelim.Dokusu yumuşak,ıslak gibi hafif bir kek elde ediyoruz.Kahvaltıya da pek yakışacağını düşünüyorum:)


Başka mutfaklarda pişirmek,başkalarının tabak çanağını kullanmak,elindekini değerlendirmek,olmayan içim başka bir seçeneği değerlendirmek güzel bir tecrübedir,tavsiye ederim...


Mutlu,keyifli,sıcak bir akşam üstü dilerim:)

#yuruyelimguzelleselim

Sabahın 5inden beri yarı uyuyor yarı uyanığım.Nasıl yağmur,fırtına,rüzgar.Öyle ki sabah ilk iş fok balığı gezisini iptal etmek oldu.Ne olur ne olmaz koca kayık devrilir falan.Eğer hava yarın iyi olursa gideceğiz inşanlah.Nazar ettim havayı :(


Hal böyle olunca battaniye altı yayılmak düştü başa.Blog oku,IG gez falan.Bir de de deli gibi yumurta arıyorum,Jo'dan bekliyorum.Etrafta bir dolu çiftlik varken,marketten alasım yok yumurtayı da! Getirse de,kahvaltı etsem mis gibi,kahve yanında tükettiğim iki oreo kesmiyor beni...



Bu fotoğraflar geçen sabahtan.Bu kadar şiddetli olmasa da,yağmur çamur dalmıştık tarlalar arasına.


Bu tarlanın kereviz olduğunu büyük incelemelerimden sonra anladım.




Mısır bir tarafta.Hoş anlamadığım mısır yazın hazır olmazmıydı?Annemin yazlıkta yaptığı işlerden biri idi bolca mısır alıp,kaynatmak...

Etrafta bir dolu sülün var.Pıt pıt atlaya atlaya yoldan karşıya geçmeler,tarlalarda gezinmeler...Yürüyüşleri pek hareketli ve komik.

Bir de araba yolunda bir dolu ölü hayvan çıkıyor insanın karşısına...


Bu yürüyüşten en sevdiğimi foto bu,perili yol;)



Çamur içindeydik o sabah.Hele Fred.O yüzden şimdilik bu sabah böyle bir yürüyüşe cesaretim yok:( 





Yol kenarlarına böyle mini evler kutucuklar koyuyor çiftlik sahipleri,fazla ürünleri satmak için.Kumbaraya atıyorsunuz parayı,ev önünde bekleyen insan yok.

Jo'dan haber geldi.Cincon kızlar yumurta vermiyormuş bu havada,totoları donuyor nasıl versinler değil mi? İstikamet süpermarket,kötü gün dostu süpermarket!




Yol kenarlarında bir dolu patates vardı sanırım kamyondan düşmüş.Torbam olsaydı,bir yemeklik toplardım,acılı patates yemeği yapmak için:)


Bunlarda yürüyüş ganimeti.Fotolarımıza renk versin diye..

Hepimize mutlu günler.Yumurtam gelirse kek yapacağım,bu havaya en iyi giden kek ve çay olacak kanımca❤️


18 October, 2016

Stiffkey Store

Aşkla takip ettiğim bir IG'ci var.Evine,tarzına,succulentlerine hayran olduğum.@fridaflorentina❤️ Adından da anlaşılacağı üzere ilham kaynağı Frida,kendisi de Güney Amerikalı anladığım kadarı ile.Evimi dekore edersem,onunki gibi rengarenk,hayat dolu olsun istiyorum,yani şimdikinden daha çok;)


Velhasıl kendisi aylar önce burdan bir hasır çanta alıp,etiketlemişti bu dükkanı ve ben ilk görüşte aşık olmuştum:) Norfolk'a gelince ille uğramam gerek diye söz verdim ki böyle bağımsız yerleri elinden geldiğince desteklemeyi seviyorum!


Sıradan bir dükkan değil.Bir kaç evin olduğu gayet sakin bir köyde,bahçe kulübeleri içinde oturacak yer yapmış ve atların yaşadığı(anladığım kadarı ile) barn denilen yeri dükkana çevirmiş.



Burası bir kısım ki,Noel için hazır.Diğer kısımda ise kahve-kek-çocuk kitapları ve bakkal gibi dolabın,rafların bulunduğu bölüm var:)

Hasır çantalar,sepetler beni benden alsa da,almadım! Hoş asılan,ilk fotoda pencere önünde görülen sepetçiğe ve bir iki Noel ağacı süsüne hayır diyemedim bütçem el verdiğince.Özel yerlerden bir kaç birşeyi almayı gönlüme bir borç bilirim çünkü❤️




Oturma köşemiz:)



Kahveci olarak take-away cuplara vurulduğum doğrudur:) İyiki ekmek satıyordu,bir de yumurtası olsaydı,bugünkü tüm ihtiyaçlarımı gidermiş olurdum.


Kekimiz de eccles cake dedikleri,kuru üzümlü,yapışkan hamurlu bu bölgede pek satılan bir tatlı:) Pek bayılmadığım:)


Arkadaki,yaradanın boş vaktine gelmiş,bir içimlik su adam da sahibi...Nasıl güzel konuşuyor,sanırsınız BBC sunucusu...Hoş burda herkes çok güzel konuşuyor...Böyle bir yerde dükkan açtığınız için çok cesursunuz dedim:) Bir de içerde yogilerin seveceğini sandığım bir müzik çalıyordu.Ben hemen adam hakkında seneryoyu yazdım:)

Gezmiş,doymuş,aşık olmuş,yogaya başlamış...Babadan kalmış arsa ve ev üstüne bu dükkanı açmış.Yarı zamanlı yoga öğretiyor köyün yaşlı teyzelerine,karısına çok aşık ve çocuklarına tapıyor;)


Pek de aktif olmayan aynı adlı IG hesabı var:)

Neden bir kahve dükkanın yok Sibel diye soranlara,artık param da cesaretim de yok diyeceğim en doğrusundan.Tecrübe,emek,bilgi tek başına yetmiyor ne yazık ki.Hoş,bu ara tüm küçük dileklerimi duymuş Allah'ım belki bir gün bunu da gerçekleştirir.Neden olmasın?


17 October, 2016

Holt❤️

Daha ilk gidişte aşık olduğum kasabalar var.Holt da bunlardan biri.Rye'a benzettiğimden belki gönül bağım var kendisine.


Geçen yıl gelmiş,hazırlıksız yakalandığımız için yağmurluk,kalın kazak,çorap vs almak için internette,Mountain Warehouse'un adresini bulduğumuz yerdi.İhtiyaçtan sebep keşfettik Holt'u.


Bu gelişte de iki kez uğradık.Artık kasabımız gibi gördüğümüz kasaptan et almak için bir de benim aklımda kalmış çay odasında keyif yapmak için:) Evrenin bir zamanlaması var demiştim di mi?


Küçücük dükkanları,evleri,sokakları var Holt'un.Fırınları,bağımsız kafeleri,bizim eski manava benzeyen,iki kadının işlettiği manavı,çapkın bakışlı genç kasabı,eskicileri.


Tanıdık,zincir isimlere rastlamadık,bu yüzden hep özel;başka...



İnsanlar köpeklilere-hele ki köpeğiniz pek bir şirinse,uluorta kapüşonlu üstü ile salınıyorsa- karşı pek sempatik ve konuşkanlar.Hoş burda yürüyüştekiler de hep selam veriyor birbirine...Yaş ortalaması:emekli:)



Bu ara sokakta benim gitmek istediğim çay odası.Geleneksel "afternoon tea" de yapıyorlar...Biz kahvaltı edip,kendi ürettikleri earl grey çayından içtik.


Çay odası,kafe gördüğüm en şık yerlerden.Tabak-çanak toplama,kekler harika gözüküyordu ki yemediğime pişmanım.Servis yavaş,hoş böyle bir yerde aceleye ne hacet?


Şansımıza hava çok güzeldi.Bahçede aldık molamızı.Sahibi o minik sokaktaki tüm dükkanların sahibi imiş:)







Bu da yanlarında,çaylarını sattıkları küçük dükkanları.Sevdiğime çay almasamıydım?  Şimdi keşke daha çok bakınsaydım diyorum...Sanki tatilde bile hep acelem var!!!!


En çok sevdiğim tabak çanaktan sonra kroşe battaniyeler,her masada...Kelebekli peçeteler...

Kalbim Holt'da kaldı,çayın tadı damağımda,hayalim hep içimde en derinde!

Böyle bir yerde,üst fotodaki minik kapılı evde yaşayıp,kendi dükkanıma gitmeyi pek isterdim! :) Hayallerimiz gerçek olsun!