18 March, 2016

FUF❤️fank U Friday❤️ teşekkür Cuma'sı



Günaydın sevgili FUF'cular.Trenden yazmaya başlıyorum bu sabah.Soğuk bir Londra,biraz da gri şimdilik.Artık işe ve istasyona vardığımda aydınlık hava,ne mutlu.Ara mevsimleri daha bir başka seviyorum,bence beni daha iyi yansıtıyorlar.

Ne yalan söyliyeyim,sabah 5:30'da kalkıp,odanın kapısını açtığımda yüzüme mis gibi sümbül kokusu çarpana kadar yazasım yoktu.Nice yürekler kan ağlarken,ben iki basit şeye mutlu olup şükretmişim kime ne.

İstasyona yürürken düşünmeye başladım,evet yazmalıyım diye ikna ettim kendimi.Gidenler için,kalanlar için daha sıkı sarılmalıyız hayata,daha çok şükretmeliyiz ki duanın kalbimizdeki yeri taptaze kalsın,unutmayalım!

Suratımıza sümbül kokusu çarptıkça,gün ağardıkça hep var umut ve şükür sebebi.

Allah hepimizin kalbine ferahlık versin,gidenlere rahmet eylesin.

Bu hafta fotoğraflara bakıp,siz nelere şükrettiğimi,müteşekkir olduğumu anlarsınız diye,foto altlarını boş bırakacağım.Değişiklik olsun:)

Bol şükürlü,iyi günler diliyorum....









Not:Bu foto altına bir not düşmeliyim:) Hani Noel'de bir müşterime Kafamda bir tuhaflık'ın İngilizcesini almıştım,O da bana iki adet Agatha hediye etmişti.Hediyeyi verene kadar yıl eskidi.Aslında o bana hediye almak istediğini söyleyince ben de bir ampul yanmıştı,bu kadına bu kitabı hediye etmeliyim diye.Neyse ben pakete,kartına ayrı bir özen gösterip verirken o bana sadece torbada iki kitabı verdi ve benimkini görünce biraz utandı sanki.Velhasıl,geçenlerde yine uğradı,elinde baston,karşımda sallana sallana bana doğru yürüyüp dikkatimi çekmeye çalışıyor.Saçlar gri ve kısa,kulakta hep sallanan küpeler,üzerinde çok sevdiğim hırkası geldi,bu hediyeyi verdi bana.Defter...Fotoğrafını koyarım bir ara.Adı Susanna,ilk gördüğümden beri babaanneme benzetiyorum.70 küsür yaşında ve halâ Almanca öğrenmek için kursa gidiyor.O'nu gördükçe geleceğimi görüyorum...Bastonlu ya da bastonsuz,ölene dek sımsıkı tutunacağım hayata.Elimden geleni yapacağım yapabildiğim her konuda.

Velhasıl bunu paylaştım ki,yaptığınız her davranışta bir imzanız olsun,yaptığınız iş sizi yansıtsın.Özenin,ilgi gösterin.Er ya da geç bir şekilde bulacaktır yaptıklarınızın karşılığı sizi,bulmasa da kalpteki ferahlık en güzel hediye.Hadi hoş kalın❤️❤️❤️


11 March, 2016

Mimlenmiş ÇS❤️

Benim ufaklıklar,Yepp ve Luna mimlemiş beni.Sanırsınız 11 sene önceki ÇS ben,mimlere heyecanlanan.Konu kitaplar olunca,hiç kaçırmam;zevkle yazarım:)


*en sevdiğiniz yayınevi hangisi?

Kırmızın Kedi,Can ve Penguen.Malum kedileri,kırmızıyı,kalpleri ve beyazı,tabii ki penguenleri severim ben;) Şaka bir yana sanki en sevdiğim kitapları hep onlar basıyor.Ayrıca uzun zaman önce Filin Yolculuğu kitabının baskısında sorun çıkınca,hemen yenisini göndermişlerdi Serap'a ve yanında bir kaç da hediye.Cömertlik sevdiğim bir erdemdir,müşteri memnuniyetini ciddiye alan insanları,yayınevlerini takdir ederim.

Mino'nun siyah gülü'nde ben çok ağlamıştım,yeniden okuyup neden ağladığımı hatırlamak istiyorum;)

*bu yayınevinden okuduğunuz kitabı kısaca yorumlayın.

Bu fotoğraflardaki Marc Levy,Neredesin hariç hepsini tavsiye ettiğim için yorumlama gereği duymuyorum,bitirdikten sonra hepsinin hissettirdiklerini yazmıştım yıllar içinde :)

*bu yayınevinden okuduğunuz bir kitaptan bir söz yazın.

#zaman böyle birşeydir;ileri geri döner durur.yakınlıklar uzaklıklarla yer değiştirir.sonra o uzaklıklar başka bir yerde,başka bir şekilde tekrar yakınlık haline gelir.galiba olgunlaşmak diye buna diyorlar;herşeyi kabul etmeye başlıyorsun...insan beyni mükemmel bir çiftçi;durmadan ekip biçiyor..sonunda olan biten her şeyi anlıyorsun.anlamak çok tehlikeli birşey...(mino'nun siyah gülü-Hüsnü Arkan)



*yazarın başka okuduğunuz ya da önerdiğiniz bir kitabı var mı?

Ölü kelebeklerin dansı'nı okumuştum,hatırladığım kadarı ile okurken zorlanmıştım,dolayısı ile sevmemiştim sanırım.

*yayınevinden kitap çıkarsanız ve tutmazsa ne hissedersiniz?

Ne yalan söyleyeyim bu sevdiğim 3 yayınevinden birisi benim günlük tadında-yazarı gizli kitabımı basmak isterse onore olurum.Kitap tutmazsa,para kazanamadım ama hayalim gerçek oldu diye sevinirim,tecrübe haneme bir yenisini daha katarım...Daha ne olsun:)


*bu yayınevinden almak istediğiniz kitap hangisi?

Bu soruyu cevaplamak için araştırma yaptım,baktım ki ne zamandır aklımda olan okumak istediklerim yine sevdiğim yayınevlerinden :)

-Hüseyin Rahmi ,Gulyabani(kırmızı kedi)
-Abim Deniz,Can Dündar
-Aile Çay Bahçesi-Yekta Kopan
-Anima Mundi,Susanna Tamaro
-Bir Maniniz yoksa annemler size gelecek,Ayfer Tunç

Bu keyifli konuda beni mimledikleri için Yepp ve Luna'ya çok teşekkürler.

İstediğimiz tüm kitaplara kavuştuğumuz,hepsini okuyabildiğimiz günler diliyorum.Kitapsız hiçbir gün geçmesin,sevgiler❤️❤️❤️

FUF❤️Fank u Friday❤️ teşekkür Cuma'sı

Tünaydın FUF'cular,ÇS'cular....

Az önce Serap'ımın blogunu okuyordum,www.siskoloji.blogspot.co.uk...Okurken içim güzel bir tuhaflıkla doldu,duygulandım;mutlu oldum,şükrettim.O da FUF yazıyor demiştim ya aylar önce....Eğer benim FUF'mu okurken,benim Serap'ın FUF'una karşı hissettiklerimi hissediyorsanız,ne mutlu bana diye düşündüm.

Hayatta en büyük dileğim insanları iyi hissettirmektir,bunun için gayret ederim.Tatlı yürek,güzel söz iyi gelir herkese...Bu demek değil ki ben bir meleğim,benim de bir sınırım var.Bu yüzden pozitif insanlara hep müteşekkirim,hani kendinizi bok gibi hissettiğinizde fark etmeden,Hızır gibi yetişen.

Çok iyi başlayıp,hüngür hüngür ağlayıp kendimi kimsesiz hissettiğim zamanda bir şekilde hallolan müşkül durumdan çok şükür ki çıkabilmeme(insan nasıl yiyor kendini o ara),


Çin şans kurabiyelerine,


"İyi yaşayan daha uzun yaşar"


"Önemli olmak iyidir ama daha önemlisi iyi olmaktır"


Evime giren ışığa (bu evi hayatımın lütuflarından biri sayıyorum ben)


Bir kısım bahar temizliğine başlayabilmiş olmama,


Tudors'a...Çok severek izliyorum,ha bitti ha bitecek...



Sanat galerilerine,çocuklarını hiç çekinmeden bu galerilere getirip ufuk açan anne-babalara...


Turner'ın ağaçlarına....


Hurst'ün deniz kabuklarına...


Bu memleketin tuğla evlerine...


Hep güzel bir malzeme olan fotojenik sütunlara....


Millais'in Ophelia'sına....İçimi hüzün kaplıyor....


Donut ve kahve keyiflerine...


Tate Britain'da karşıma çıkan bu kitaba...


Sümbüllere,bizi şımartmak için yaratmış Yaradan...


Beni fincansız bırakmayan sevdiklerime...


Haris and Hoole'un peynirli scone'una...Sıcacıktı...


Keyifle bekleme hallerine...


Can'ım Serap'ımla uzun sohpetli kahve-tatlı hallerine...


Yüzüklere,hep en sevdiğim takılarım;yüzüklerim:)

Sağlığa,sevdiklerimin sağlığına,yavaş yavaş ödenen borçlara,anlayışlı menejerime bugün ve hergün müteşekkirim...

Çok keyifli,tatlı dilli bir haftasonu dilerim...

08 March, 2016

Karidesli Çin makarnası



Yine bir Joe Wicks tarifi.Daha önce denediğim Çin makarnalarının neredeyse aynısı fakat biz farklı versiyonunu denedik.Çin makarnası yerine,spiral şeklinde kabak kullandık:)

Bu sene spiral makineleri ile çekilmiş sebzeler her yerde.Bizim menüde de,kabaklı,havuçlu bolonez soslu makarna olmayan makarna var mesela.Karbonhidratı,gluteni tüketmek istemeyenler için gayet sağlıklı bir alternatif.Öyle ki insan makarnayı aramıyor sanki;) Bir makarna aşığı böyle diyebiliyorsa arkadaşlar,herkes sebze makarnayı hayatına rahatlıkla sokabilir.

Bir dahaki sefere spiral sebze kesiciyi de paylaşacağım sizinle,söz:) Daha kalın geniş makarna yiyebilirim derseniz patates soyucu da ucuz ve pratik bir seçenek.Kabakları gayet rahat,ince doğruyor.


Yine yeniden yapacağım Çin makarnası malzemelerini aynen yazıyorum,eğer makarna yerine kabak kullanmak isterseniz 4 kabağı ince ince doğrayın.

-yrm yemek kaşığı Hindistan cevizi yağı
-3 adet taze soğan
-1 diş sarımsak
-200 g karides
-50 g mange tout fasulye ya da yeşil fasulye
-3 bebek mısır
-4 adet brokoli(minik ağaçcık halinde,bütün değil)
-200 g Çin makarnası (Noodle)
-2 ymk kaşığı soya sosu
-1 ymk kaşığı balık sosu(biz kullanmadık)


Yağı eritip,taze soğanı,sarımsağı 1 dk kavurun,karidesleri katıp 2 dk daha kavurup diğer sebzeleri (kullanıyorsanız Noodleları) 2 ymk kaşığı su ile ekleyin ve hafif buharda pişirmeye bırakın.

Eğer Noodle kıllanıyorsanız,direkt tavaya atılan,hemen pişen noodlelardan kullanın diyor Joe.Kabak makarnası kullananlar,diğer malzemelerle aynı anda katıp,kavurup,buharda pişirmeye bırakabilir.Çok pişirmeyin ki vitaminler kaçmasın:)


Sağlıklı,hafif günler dilerim❤️

07 March, 2016

Ton balığı ve kabak mücver

Sağlıklı beslenmeye niyet edenlerdenmisiniz?Ben hep niyetlenip bir türlü bunu gerçekleştiremeyenlerdenim.Ne sigarayı bırakabiliyor ne tuzu,şekeri,abur-çuburu kesebiliyorum.Tek tesellim hiçbir kötü alışkanlığımın aşırı derecede olmaması.Genelde karbonhidrat ağırlıklı besleniyorum ben,çokkkk severek.O yüzden hareketli işime,yürüyüşlerime müteşekkirim.Çoğunlukla sağlıklı hissetsem de bu gidişe bir dur demem gerektiğinin farkındayım yaş ilerledikçe.Bakalım zaman ne gösterecek,böyle %50 sağlıklı %50 sağlıksız yaşamaya ne kadar devam edeceğim.Ne kadar ilham veren insanları okuyup takip etsem de,onlar gibi olmam imkansız(bu lafı da hiç sevmem) geliyor.

Velhasıl,yine geçen günler de,bir Pazartesi temiz yeme,sağlıklı beslenme-hayat sitili olayına girmiştik bu kitap sayesinde.İçinden denenen  bir tarif bu.Kitapta bolca protein ağırlıklı tarif var.3.tarifi bol acı ile yenilebilir hale getirdik.

3 tariften ikisini zevkle paylaşacağım.İkincisi inşanlah yarına,değişiklik isteyenlere.


15 dk'da hazırlanan tarifler paylaşan Joe,kitabın arkasında kolay hareketler de vermiş.IG hesabı da pek keyifli.


Malzemeler:

-160 g(1 kutu) konserve süzülmüş ton balığı
-1 rendelenmiş kabak
-80 g un
-1 yumurta
-1 yemek kaşığı hindistan cevizi yağı 
-servis etmek için soya sosu


Ton balığını ezip,kabak,un ve yumurta ile birbirine katın.Eğer katı olursa biraz su katın,karışımın krema halinde olması gerekiyor.

Az yağda arkalı,önlü 2-3 er dakika kızartın.Ben biraz pul biber,bol limon ekledim servis ettiğimde.Mücver ve balık severler için ideal,hafif.

Mutlu günler❤️

06 March, 2016

Mutluluğun pancake ile bir ilgisi olmalı


Mutlu Pazarlar ÇS'cular.

3 gün izinli olmak ne güzel.İnsanın hiç Pazartesi sendromu yaşayası gelmiyor.Hoş sabah kalktığımda yapmam gereken işleri acaba yetiştirebilecekmiyim düşüncesi vardı kafamda ama geçti.Bir kısmını bitirmiş olarak yazıyorum bu satırları.

Sabah yürüyüşünden sonra kendimi mutfağa atıp,öğlen yemeklerim için bir takım hazırlıklar yaptım en basitinden.Bir de mercimek yemeği.Malzemeleri soyarken kendime kızdım niye artık mutfakta eskisi kadar vakit geçirmiyorum diye.Halbuki ne büyük mutluluk mutfak.İnsan ne kadar özlediğini özlediğine kavuşana kadar tam anlayamıyor sanki...Benimki de o hesap işte.Ayrılığa alışıp,ayrılık acısının kabuk bağlaması gibi.


Beni IG'den (@cilek_suyu) takip edenler varsa,geçen günlerde elbet bir gün pofuduk pancake ben de yapacağım demiştim.Bizim pancakeler hep bir krep,hep bir waffle halinde çünkü.Ben böyle diyince Semra'cım tarifini gönderdi sağolsun.Evet pek pofuduk ama şeklen,gayet şekilsiz:) Sanırım şekil olayı da pratik ya da kalıpla çözülebilecek bir sorun:) Bir dahaki sefere umarım tam şöyle dergilerdeki gibi bir pancake yapabileceğim...



Ben içine çok az kalmış yulafımı ve biraz da tarçın ekledim.


Semra'nın pancakeleri için malzemeler:

-3 yumurta
-140 ml süt
-118 g un
-bir tutam tuz
-1 tatlı kaşığı kabartma tozu
-3 tatlı kaşığı toz şeker

Yapılışı:

Yumurtaları ayırın.Sarılarını süt,un,kabartma tozu,şeker ile çırpın.Başka bir kasede yumurta beyazını tuz ile köpükleşene kadar çırpın,iki karışımı da birbirine katın ve yağsız tavada kızartın.


Ben üzerine bal ve meyve ile yedim yanında yoğurt...Son lokmam tabii ki Nutella pardon Sibella ile:)

Meyve suyumda ise mandalina,havuç,salatalık,elma var;)


Pazar kahvaltısı tadında,şeklen şemalen düzgün bir hafta diliyorum dostlar...

04 March, 2016

FUF❤️❤️❤️❤️Fank u Friday❤️teşekkür Cuma'sı


Günaydın FUF'cular.Nasıl mutluyum bu Cuma,haftasonu çalışmıyorum,bugün hava misss,birazdan dışarı atıcam kendimi,ormanıma doğru,içim de parlasın.

Dün akşam işten gelince zor attım kendimi yatağa,yorgunluk aşırı üşüme ve halsizlik yaptı,akşamın altısından,sabahın 7'sine neredeyse deliksiz uyumuşum.Bu sabah griple kalkıcam sandım ama iyiyim.İyi bir esneme,kahvaltı ve yürüyüş ile asıl kendime geleceğim.

Niye anlattım bunu....Durmanız gerektiğinde durun,yorgunsanız bırakın işleri,erteleyin.Şu hayatta en değerli sizsiniz,sevdiklerinize ancak sağlıklı iken faydalı olabilirsiniz...Yavaşlayın,durun,dinlenin.

Dün yeni iş arkadaşlarımdan birisi sen kendini ne çok seviyorsun dedi.Evet dedim,seviyorum ama kibirle asla değil.Kendimi biliyorum ve diğer insanları sevmem kendimi sevmemden geliyor....O yüzden sen beni pozitif bulup,işimi iyi hatta çok iyi yaptığımı söyleyebiliyorsun...Herşey kendini sevmekle,kendine iyi bakmakla başlıyor.Sonrası parıl parıl...

Yanlış anlaşılmasın,kendine en çok kızan,bazen kendini çok döven de benim...Sonrası yine bir affetme ve sevme hali işte:)

Velhasıl bu vesile ile sağlığa,sevdiklerimin sağlığına müteşekkirim...

Ödünç kitap veren kardeşime,kitap hediye eden teyzeme...



Evi mis gibi kokutan lilyumlara....


Primark'ın £5'luk yastıklarına(yapabileceğine inanırsan yolu yarılamışsın demektir diyor)


Amy Tan'a(galiba kendisine aşık oluyorum)


Fred'imle akşam yürüyüşlerine(Nasıl güzel evlerin ışıkları birbir yanarken huzur veren içlerine şöyle uzaktan bakmak,hayal kurmak,pencere önü kedisini nazlamak,pencere önünde asılan kalp süslere bakmak)




Foyles'a....İçimi açan kitapçı❤️❤️

Beni hep bir başka seven teyzeme,olur olmadık beni anmalarına çok müteşekkirim...Bu fincan konusunda uzunca yazacağım...

Size okuduğunuz için,gönderdiğiniz pozitif yorumlar için hep müteşekkirim.

Herşey gönlünüzce olsun,keyifli bir haftasonu geçirin❤️❤️❤️❤️