Londra-Istanbul arasinda kalmis aklimdan,kalbimden,ruhumdan,midemden gecenlerdir okuyup da sahit olduklariniz...Hosgeldiniz...

02 October, 2014

Fırında elma



Pazartesi kendime dinlenme günü ilan etmiştim.Koltukta uzun otururken,sanırım kitap okuyordum,uyumak üzere olmalıydım herhalde,uyumadan rüya görmüşüm gibi fırladım.

Aklıma eskimiş,suyunu sıkmak için beklettiğim elmalarım geldi,Açıkcası makineyi kullanmaya üşendim.Elmaların yanındaki küçük parça zencefili de görünce tamam dedim.

Nes'in bir zaman önce paylaştığı fırında ayvadan esinlendim (ki denemeyi çok istiyorum) ve elmaları yarıya böldüm,çekirdeklerini çıkardım.


Zencefili rendeleyip,elmaların ortasına,tarçın ve kahverengi şeker serpiştirip,fırına verdim,yarım saat belki daha fazla...


İllaki yaramazlık yapmalıyım.Yine dolapta son anda gözüme çarpmış iki kare siyah çikolatayı parçaladım ve servis ederken(kendi kendime ) elmaların üstüne  serptim,sıcakken,çikolata erir gibi yaptı ki tam eriyemeden midemden el sallıyordu;)

Bir kısmını dolapta sakladım,çikolatasız,geri kalanını bugün öğle aramda yedim.Gayet lezizdi hâlâ :) 

Siz isterseniz krema ile servis edebilirsiniz.

Öyle uydurmasyon,pratik bir tatlı oldu.Keşke fındığım,cevizim de olsaydı,o zaman parmaklarımı da yerdim.

Sonbahar zamanı,elma ve tarçına doyamayanlardansanız,evi mis gibi kokutma zamanıdır.

Iyi hafta ortaları olsun❤️

29 September, 2014

#hadibakalim2014te41kitap-34.

Bu gün,gri bir gün.Her zamanki Pazar ertesilerimden değil,pilatesten ve yürüyüşten kaytardığım,battaniye altı uzun oturmayı şimdilik tercih ettiğim bir gün.Yeni kitabımın içinde bir süreliğine kaybolmak istiyorum,yanımda papatya çayım.Saat henüz 11,kıllı bebeler yüzünden 6:30 cıvarında huysuz kalkmış,ütülerini bitirmiş,ne zamandır ertelediğim telefon görüşmesini yapmış olmanın hafifliği içindeyim aynı zamanda.Belki öğleden sonra canlanır,biraz iş yaparım,bakalım.

Istanbul plakalı kitabımın paylaşımına buyrun.Serap'cımdan ödünç alınmışlardan 5.si,keşke ödünç almayıp kendim sahip olsaydım dediğim 2.



Daha önce Düğümlere Üfleyen Kadınları okumuş,pek sevmiştim.Bunu da seversin demişti canımcım.

Bu sefer Ece Temelkuran'ın tanıtılma faslı ile başladım ve teşekkür yazısı ile.Ki bu kısmı hep okurum ama o gün,o satırlar nedense beni pek gururlandırdı,duygulandırdı.Başarılı,ilham veren,hayatımın bir köşesine güzellik katan kadınların varlığına hep müteşekkir olucam.


Kuşlu defter,notları almak için hazırda hep bekledi.


Şu yukarıda gördüğünüz cümlenin bende yarattığı etki,tüm gün sürdü tuhaf bir buruklukla.Serap'a gönderdiğim fotoda,bu cümlenin yarattığı duyguyu burada yazmaya blogcu terbiyem el vermiyor(kızaran bir ben)


Sonra bir de,babanın mektupları...Offff...Sen bir yanlışlık olamayacak kadar güzelsin...


Üstte Serap'ın çizdiği(muhtemelen cetvelle;)) dokunan başka cümleler.

Bir de benim not aldıklarım:

** etimden et koparıyorum seni gönderirken.yalnız seni değil,bu savaşın ortasında sığındığım tüm hatıraları da gönderiyorum denizlerin ötesine.çünkü burada insanlar bir yanlışlık gibi ölüveriyor.sen bir yanlışlık olamayacak kadar güzelsin.

** "bu ülkeden geri götüreceğim tek şeyin para olduğunu sanıyordum.herkes gibi bir hayat kurmayı hayal etmiştim" demişti.oysa annen herkes gibi biri değildi,ya da kim bilir belki de hepimize yaptığı gibi onu da bir roman kahramanına dönüştürmüştü.Filipina'm herkesi olduğundan daha kahraman yapar Beyrut.

***sanırım sana mektup yazmak ruhuma gövdemden başka bir ev kurmaya yarıyor.temiz ve yarasız bir ev.çünkü artık hiçbir/şeyin parçası olmak istemiyorum.

*insanlara bakmayı unutmazsan aslında hiç korkmazsın.

**büyüyünce güneşe bak,anlayacaksın.ışığın izi kalır gözde;kendi kadar,kendi biçiminde.bir kör leke bırakır neye baksan.annen benim gözümde bir ışık lekesi gibidir.gözlerimi kapatınca o leke zonkluyor göz karanlığımda.açınca,herbir kıpırtısında gözümün,oraya buraya gördüğüm şeylerin üzerinde hercai,kara mor bir yara gibi bir damga olarak beliriyor.geçmesin istiyorum.baktığım herşeyde kara-mor bir yara gibi açılsın istiyorum,yoksa o da bu savaşta kaybettiğimiz herşey gibi,hiç olmamış gibi olacak.annen bende bir ışık lekesidir tatlı kıbbem,çıkmaz....

Gibi cümleler beni pek etkileyen.Deniz'in öpmek istediğinde gösterdiği yürekliliği,Ziad'ın Doğulu Batılılığını,Dr Hamza ve mektuplarını sanırım hiç unutmayacağım.

#mutlupazarertesiler olsun,guzel Eylül'üm güle güle gitsin,ardından gelen de tüm güzellikleriyle gelsin hepimiz için.Mutlu haftalar,iyi okumalar❤️

25 September, 2014

#hadibakalim2014te41kitap-33


Kirpinin Zarafeti,Zero'mun blogunda okuduğumdan beridir listemde idi.Serap'ın da listesinde olunca,kendime almadan O'na hediye ettim,ne de olsa paylaşıyoruz diye.

Ödünç alıp da pişman olduğum pek kitap yoktur ama bu kitabı okudukça,keşke kendime de alsaydım dedim.Teyzeme de illa oku diyip de hislerimi paylaşınca,ikimize de alacağını söyleyip,beni pek sevindirdi,canım O benim.


Kimi yerinde ağır,derin gelip kafamı karıştırsa da sevdim çok.Anladım,ama sindiremedim sanki.Tekrar okuyacağım dediğim çok kitap yoktur ama bu kitabı iyice okuyup,içinde geçen filmleri,yazarları,kitapları bilmek istiyorum.


O kadar çok yeri kuşlu defterime not almışım ki,hepsini paylaşırsam acaba sizi bayar mı diye düşünmeden edemiyorum:(


Kimi yerlerin fotoğrafını çektim eskiden olduğu gibi,kardeşlerimle de paylaştım.


**Yetişkinlerin ölümle ilişkileri histerik,olağanüstü boyutlara bürünüyor,herşey gereksiz yere büyütülüyor,oysaki dünyanın en sıradan olayı. 

**İnsanlar eylemlerin değil,sözcüklerin güç sahibi olduğu bir dünyada yaşıyorlar;nihai yetenek dile sahip olmak.

**Kakuza Okakura gibi bende çayın önemsiz bir içecek olmadığını biliyorum.Bir ritüel halini aldığında,küçük şeylerdeki büyüklüğü görme yeteneğinin merkezini o oluşturur.

....gibi daha nicesi var defterimde.

Renee hiç şüphesiz hiç unutmayacağım karakterlerden birisi.


Yeniden okuduğumda,yine nice satırları paylaşmak dileğiyle...Mutlu günler olsun,iyi okumalar❤️❤️❤️

19 September, 2014

Fank u Friday ❤️ teşekkür Cuma'sı

Gün ağaracak bir saate kadar,gayet gece şu an,karanlık sabah.Saatimi 5'e kurdum,zıpkın gibi fırladım yataktan bu yazıyı yazabilmek için,boşuna ben sabahların insanıyım demiyorum;) akşam geç gelip,ya yazamazsam deyince,kendimi yarım saat önceden kaldırdım,yaptığımız şeyleri sevince,isteyince hiç zor değil kalkmak,iş görmek❤️

Çok şükür sağlıkla,mutlulukla,bereketle geçmiş,neredeyse bitmiş bir hafta daha...


Gazete eki dergide karşıma çıkanlar için(son günlerde bütün ekler bana kıyafet almam gerektiğini hatırlatıyor) Bir kıza doğru ayakkabıyı verin,dünyayı feth eder eder diyen Marylin için...❤️❤️❤️ 


Bu ayakkabılar için...Ilk çıktıklarında öyle karşıydım ki herkeste var diye,şimdi kendileri ile bir bütünüm,dünyayı feth edebilirim❤️


Pazar sabahı,pilates ve yoga'dan sonraki bol kalorili ödülüm için ;) Tate ve Nero,benim için bi başka...


Bu ağaç ve üzerine uzandığımda geçirdiğim vakit için,kafamı kaldırıp tepemde gördüğüm için:) Artık benim ağaçlarımdan sadece biri,gel uzan koynuma diyen...


Fred'i artık diğer köpeklerle arkadaşlık ederken gördüğüm için.Benim seçici,bağımsız ama söz dinleyen oğlum.Sen hiçbir zaman gel,yap,et,göster marifetlerini denilen bir köpek olmıyacaksın.Belirli şeyleri bil yeter bitanem ❤️❤️❤️


Serap'ımın verdiği çantam için...Ruby sana ömür canım Mickey'im❤️❤️❤️ Ben iki çantalı hep:)...


Gökyüzü'ne bakıp beni anan için...


Arada yapılan,kitap bitirten sabah keyifleri için.Bazen yavaşlamak gerektiğini kendime hatırlatıyorum❤️❤️❤️

Hepimize sabahların sakinliğinde,tazeliğindegüzel bir gün ve haftasonu diliyorum.Erken kalkmak,ışıkları bir süre yakmadan oturmak,kendi ile başbaşa ile olmak güzel şeyler...Arada böyle zamanlar ayırın kendinize,tavsiyemdir FUF'cular❤️❤️❤️ Iyi kalın❤️❤️❤️❤️ Hoş kalın❤️❤️❤️

14 September, 2014

#hadibakalim2014te41kitap❤️ 32.



Bu kitapla uzun süre önce elime geçmiş,gazete dergilerinden birinde karşılaşmıştım.Uzun süre neredeyse 2 yıl sanırım,kesip saklamış,sonra da okuma listeme yazmıştım.

Kimi kitap çağırıyor,onca zaman sonra hediye geldi,elimde ödünç bir dolu,raflarda onca kendi kitabı bırakıp önceliği buna verdim.

Sanırım hayatımın kitaplarından biri oldu.Vintage Books'a,yayın evine mail attım Türkçe'ye çevrilmiş mi diye,kimsenin kaile alıp cevap vermemesi beni hayal kırıklığına uğrattı açıkcası.Google'da araştırdığımda ne yazık ki bulamadım Türkçe'sini.İngilizce kitap okuyanlara tavsiye ederim.

Zarghuna Karkar,Afganistan'da doğmuş,seçkin bir ailenin kızlarından birisi.Taliban döneminde önce Pakistan'a sonra İngiltere'ye göç ediyorlar.Kendisi gazetecilik okuyarak,BBC'de Radio 4'te Afgan Kadınlar saati adındaki programını 2005'te yayınlamaya başlıyor ki bu program 2007'de en iyi takım  ödülünü alıyor.

Amaç Afgan kadınlarının sesini duyurup,birbirlerine destek olmayı sağlamak,yaşadıklarını Batı'da duyurup bir şekilde  hayatlarına dokunabilmek.

Sevgili Zari diye başlıyorlar anlatmaya.Kimisi o kadar tanıdık ki,sanırsınız Türkiye'de yaşanıyor.Din adını kullanarak,sözde gelenek ve göreneklerle kadınların hiç sayılması.Çocuk gelinler,satılan kızlar,uyusun diye uyuşturucu verilen çocuklar ki anneleri daha çok halı yapabilsin.Ailenin sözde onurunu korumak için gay oğlunu göz göre göre genç kızla evlendirenler.Kız çocuğunu,aile içinde toprak kavgası olmasın diye erkek çocuğu gibi yetiştiren aileler vs.

Bu kitapla Afganistan'ın yönetim tarihine de ışık tutuluyor.Rus yönetiminden,Mücahiddin dönemine,Taliban'a yaşanan değişiklikler.

Velhasıl iyiki okumuşum...Bir çok kadın okumalı ki,aslında ne kadar da şanslı  olduğunu fark edip,bugünkü haklarını kazandıranlar için şükretmeliler.

Süper geçsin yeni hafta.Yeni eğitim dönemi tüm öğretmen ve öğrencilere hayırlı olsun...Yarının özgür,haklarını bilen,savunan ailesine,ülkesine,dünyaya faydası olan kızları,erkekleri sevgiyle yetişşin dilerim.

12 September, 2014

Fank u Friday ❤️❤️ Teşekkür Cuma'sı

Günaydın FUF'cular...Umarım benim zevkle yazdığım gibi sizde zevkle okuyorsunuzdur.Bir haftada ne güzel şeyler oluyor,bunlar sayesinde devam edebiliyoruz yorulsak da,bıksak da.


Yeniden teyze olacağım....Başka anneden olma kardeşim doğuracak inşanlah....Tartışmamıza rağmen,nerdeyse hayatımızdan çıkıcaktık,hala dost olduğumuz için....


Yeni bir çıkolata daha denediğim için...Sevdim diyebilirim❤️


London Bridge'de su dağıttıkları için...Yanımda hep su taşısam da,günde iki kez verilmiş Evian,bambaşka...


Nerdeyse 3 senedir dolabımda duran,kardeşimin almış olduğu hırka için...Çizgiler ve puantiyeler bir arada,çok severim...


Mikrodalgada yapabildiğimiz patlamış mısır ve film saati(leri) için...


Bu kahvaltılık için...


Pret'ten yediğim salata için...


Pret beni hiç hayal kırıklığına uğratmadığı için...

Akşam yürüyüşünde karşıma çıkmış,sabah 5:30 kalkıp pilatese giderken bana eşlik etmiş Ay için...Çok seviyorum O'nu...O da biliyor bunu.Yılın son süper Ay'ı idi,bize gayet yakın gibi duran.O'na baktıkça aklımda hep Jack Frost❤️


Nadir yapabildiğim kahvaltı keyfi için....


Dışardan eli boş gelmeyen,beni donmuş yoğurtla yapılmış meyveli smoothie ile tanıştıran için...


Sevgi ile toplanmış elmalar için...


Sinema keyfi ve bu keyfe her zaman eşlik eden dondurmalar için...(benimki kahveli)


Çok uzun zaman sonra pazara gidebildiğim için...


Sevgiyle,sağlıkla karşılanan yeni yaşlar için...


Somonsuz kalmadığımız için....

Çok çok müteşekkirim.Bereketini üzerimizden esirgemeyene bin şükür.Sevdiklerimin sağlığına,bana hergün mesaj atan kardeşlerime,sağlığıma bin şükür...

Herşey gönlünüzce olsun bu haftasonu ve her zaman...Iyi olun❤️❤️❤️

09 September, 2014

Ispanak suyu



Bu aralar yemek pişirmekten ziyade bu sularla haşır neşiriz.Maksat biraz dikkat ve pazardan alınmış onca sebzeyi tüketmek!

Bir daha mı 3 bağ kocaman ıspanakları almak! Büyük sözüme tövbe ama asla! Yıka yıka bayıldım ıspanakları resmen.Dolapta koyacak yerde yoktu,tezgahın üstünde beklettim.Gözümü de yorduğu için hemen suyunu sıkıp ortadan kaldırdım.Yoksa bu tarifte de 2 fincan ıspanak var,koca 3 bağ değil!

Ispanaktaki B,A,C,K vitaminleri,havuç ve elma ile birleşince şahane bir enerji bombardımanına dönüşüyor ki sanırım hepimizin ihtiyacı var bolca enerjiye.Demir,kalsiyum,magnezyum,potasyum vücuda girdi mi tamamdır,kimse bizi  tutamaz;)

Hani her sebzenin faydasını her suyu paylaştığımda anlatacak değilim,zira siz daha iyi bilirsiniz.Kısaca anlatmak istediğim bu aralar bunların bize iyi geldiği ki bu demek değil ki çılgınlar gibi bu sebze-meyve suları ile yaşayacağım.Mümkün değil,kaldıramam! Herşey dozajında,herşeyden biraz biraz,dengeli,hep felsefem olucak.Çünkü ben herşeyi seviyorum( çoğunlukla)


Bunun içinde anladığınız üzere ıspanak,elma ve havuç var.Az az.Ben bunu pek sevmedim açıkcası,ıspanağı ne kadar sevsemde ağızda bıraktığı o yoğun,değişik tad favorim değil.Belki çok olduğu için bu içecekte.Bir dahakine bende küçük ölçü kullanırsam belki daha çok hoşuma gidebilir...

Dün akşamki içeceğimizde de bolca meyve vardı,yatağa gittiğimde açtım:(

Bakalım nasıl sonuçlar vericek bunca zahmet.Ara öğün olarak bile kullanılsalar ruhumuza,vücudumuza faydalı sonuçta. Sebze ve meyveleri ayıklamanın da dinlendirici bir etkisi var her ne kadar sonrasında temizlik yorsa da.

Belki bir gün bir yardımcımız olur temizlik için? Neden olmasın?

Harika bir hafta ortası dilerim,mutlu kalın❤️❤️❤️