Londra-Istanbul arasinda kalmis aklimdan,kalbimden,ruhumdan,midemden gecenlerdir okuyup da sahit olduklariniz...Hosgeldiniz...

21 July, 2014

maş fasulyesinden humus



Ben küçükken fasulye ile aramızda bir ilişki yoktu hiç.Büyürken en nefret ettiğim sebze ve bakliyat cinsi olmuştur kendisi nedense.Hele kuru fasulye,aman aman uzak olsun midemdem,gözümden.

Büyüdükçe ilişkimiz seviyeli bir hal aldı nasılsa,hani aramasam,sormasam aklıma gelmez ama yanında bir sevdiğim olursa dayanabilirim buluşmamıza,diyaloğumuza cinsinden.

Yediğim zaman yanında illa zeytin,yoğurt ister oldum ki fasulye yediğimi ne midem ne damak tadım anlasın;)


Sonra daha büyüdüm,blog açtım,okumaya başladım,eti bıraktım,sırf deniz ürünü tüketen bir cins oldum,kaldım uzun süre ve fasulye ve ailesini yeniden keşfettim.Baktım kaynatıp,dondurucaya atıp salataya ona buna ekler olmuşum ve meraktan geçen günlerde Maş fasulyesi almışım.

Sorun bakiim Sibel sizin evde Maş fasulyesi yendı mi hiç? Humus yendi mi? Tabii ki hayır,biz kuru fasulye ve Ayşe kadın yiyen bir evde büyüdük.Ahhh hele annem bir zeytinyağlı yapsın,misss.Bir de barbunya,yemede yanında yat.Fasulyeden nefret eden ben barbunyayı  nasıl sevdim hiç bilemedim ki?


Velhasıl,şimdilerde iyiyiz fasulye ve cinsleri ile.Anneme gidince orda yiyoruz,kuru fasulye ile hala nane molla olsak da eskisi gibi surat ekşitip,burun kıvırmıyoruz. Ben ise evde bulundurup,en azından salataya,pilava katıyorum.


Bu sefer farklı birşey denemek istedim,yarım kglık paketi geceden ıslatıp,ertesi gün kaynattım,porsiyonlara ayırıp buzluğa attım,bir kısmı ile humus yaptım.Humus sever olarak çok beğendim.İki gün işyerine taşıdım,bu sıcak yaz günlerinde,salata ve mücverle şahane oldu.Tarf 101cookbooks.com'dan.

Malzemeler:1,5 cup pişmiş maş fasulyesi,2 yemek kaşığı limon suyu,120 ml tahin,1 büyük diş ezilmiş sarımsak,yrm tatlı kaşığı tuz,1/3 cup su.

Yapılışı:ilk olarak fasulyeyi blenderdan iyice ezilene kadar geçirin,limon suyunu,tahini,sarımsağı ve tuzu katın.yine blenderdan geçirin.arada durdurup,kenarlarda kalan fasulyeleri katın ve bu esnada yavaş yavaş suyu ekleyin.Kremamsı bir kıvama gelene kadar blenderdan geçirmeye devam edin.

Isterseniz daha fazla tuz (ben çok tuzlu seviyorum),limon suyu katın.

Ben üzerine zeytinyağı ve nane ile süsledim,yanına pita ekmeği ile sundum.

Sunumunuz sizin hayal gücünüze kalmış artık,humus cinsi salatasız kalmasın da:)

Afiyetle,şahane bir Pazartesi dilerim,#mutlupazarertesiler olsun❤️❤️❤️

18 July, 2014

Fank U Friday❤️ Teşekkür Cuma'sı


Çok şükür yine sağlıkla,bereketle biten hafta.Öyle bir dünya ki burası,insan şükretmeye çekiniyor onca acılar yaşanırken.Dilerim acılar.sıkıntılar içinde olan insanlar,hayvanlar bir an önce  feraha kavuşşunlar.

Bu yazı dizisi bir nevi bana dayanma gücü veriyor,ne yalan söyliyeyim Cuma'ları iple çeker oldum.




Benim canımmmm teyzem,teyze müsveddem:) En yakın arkadaşım,bitanem.Elbise paylaştığım,kimi zaman annemden çok özlediğim,ah bi gelse dediğim canım benim.O hep başka hep... Varlığın varlığıma armağan,ben sana hep müteşekkir❤️❤️❤️❤️


Tranbolın❤️ tranbolinde geçen anlar için...❤️❤️ Ne kadar uzun süre çıkmak istedim,atlamak istedim üstünde,gerçek oldu çok şükür ❤️ Çok eğlendim,şen kahkahalar attım,sinirlerim boşaldı bile diyebilirim.


Bu bAhçeli ev için...Sıcacık,çocuk kalabalığı ve dağınıklığı ile dolu.İnsanı kendi evindeymiş gibi rahat hissettiren,köpeğinden huylanmayan insanların varlığı,paha biçilemez sanırım.


Bu bahçe için,çok eski model;)  Kalbim ısındı iyice İncik cinciğini incelerken.Çok yaşlı bir Italyan çifte aitmiş.İtalyadalar şu sn.Bana sanki masal bahçelerini hatırlattı.Bir elma çaldırmadı bana uzaklıklar.Hem onlar göz hakkı nedir bilmez ki...


Bereket tanrıçası Annem ve yazlık bahçesi bereketi.Bu güzellikleri baba whatsup'layan gençlik arkadaşlarım,yan komşularım.En güzel yazlar hep o yazlar sanki...


Ben tranbolinde atlarken,kitap imzalayan güzel Adam ve bana bunu fotoğraflayayım küçük eniştem.Ucu ucuna nasıl kaçırılır imzalı kitap işte örneği ben:( Kalbim acıdı resmen:( 


Bana Noel  hediyesi gelen bu çanta.Gördüğümde çığlık atmıştım sevinçten,sanki benim küçük gözlü halimi çizdirip hediye etmişti Yeliz.Adı Ruby,ne tesadüf değil mi,kırmızıya olan aşkımdan pek uygun düştü.Çizgili çorap giymiş(cadılar günü çorabım ) ,kedi sever esmer(eski uzun şaclı ben).Birinin beni çizmesini çok isterim;) Velhasıl bu cici çanta için müteşekkirim❤️❤️❤️ 


Teşekkür hediyesi gelen çiçekler için.Haftalık arajman yapılıp eve dağıtıldı bile.Çiceksiz ev,donsuz insana benzer demiştim uzun zaman önce.;) Hala savunuyorum  bu düşüncemi;)

Fred ile bahçede yspmurlanfığımız zaman için müteşekkirim❤️❤️❤️

Okuduğunuz için size de müteşekkirim her zaman.❤️❤️❤️❤️

Velhasıl,çok şükür,sağlıkla gelsin gelen hafta,kolaylıkla.Mutlu geçsin haftasonunuz❤️



17 July, 2014

Sibel'in son yemeği olsa...

Gurme olup,son yemeğimi seçicek olsam sanırım babaannemin mücveri ve yoğurdundan,teyzemin patlıcan oturtmasından sonra "Serap al beni yine BBR'a götür" derim sanırım.

Zevkine her daşm güvendiğim arkadaşımın ne zamandır gitmek istediği,beni doğum günüm için şımarttığı, İngiliz ve Rus klasiklerinin buluştuğu,pembeli,loş,garsonların kibarlıktan eriyeceği şık mı şık bir restoran Bob Bob Rıcard.

Serap ne yiyeceğini seçmişti zaten,ben bakmamıştım iyice menüye,seçmemiştim o ana kadar,sonuçta yiyeceğim şey için modda olmam gerekir;)


Geleneksel SS buluşması olarak menüyü incelerken kokteyl ile başladık.Serap çilekli Sauvignon aldı,ben de çıkolatalı Martini;) Ikisine de bayıldım ben.Zaten kokteyl içerek yaşayabilirim❤️



Başlangıç olarak da ben pancarlı keçi peynirli salata,Serap da şu yukarda solda gördüğünüz patatesli,mantarlı topçukları seçti.Ben buna pek bayılmadım açıkcası,ne patates ne mantar tadını aldım.


Ana yemek Serap için kuzu tandırımsı kuzu omuz.Yaban havucu(parsnip) püresi ve reçel ile servis edilmiş,bense şampanyalı,truffle(yer mantarlı),sebzeli pat tercih ettim,yanına krema kıvamında patates püresi❤️ 

Ikimizde farklı şeyler seçince tabaklarımızda bence şahane bir tad uyumu oluştu.Çok et yiyen insanlar olmasak da,sanırım şimdiye de yediğim en güzel eti yedim o akşam,ağızda dağılan,kokmayan...

Tatlı olarak da ben Creme Brulee üçlüsünü,Serap da yukarıda gördüğünüz altın topu seçti;)

Espresso bardağıma bayıldım,keşke anı olarak yürütseydim;)

Siparişimizi verirken fotoğraf çekmemde sakınca var mı dedim çok gülen garsona,komik durmiym,rahatsız etmiim dedim ama çok önemli!!! Bir blog yazarıyım tecrübemi paylaşmalıyım dedim( bu kısım Serap'ın fikriydi,Allah sizi inandırsın-olsam olurdum sanırım neredeyse 10 yılda) ve garsoncum lütfen çekin çekebildiğiniz kadar dedi.Telefonla bu kadar oldu.Mekanın fotoğraflarını görmek isterseniz bobbobricard.com'a bir göz atın derim...

Her zamanki gibi süper bir akşam oldu cancağazımla. Bana güzellikler katan,beni besleyip çoğaltan arkadaşlarım için hep müteşekkirim.Hayat sevince güzel.

Şımarıp,şımartıldığınız şahane bir gün dilerim,seveniniz çok olsun❤️

16 July, 2014

Arkadan fermuarlı elbise giymek için yaren şartmış

Pazartesi günü gayet mutlu,yoğun,planlı programlı başladım günüme.Yürüyüş,ardından pilates,ardından ütü,yine çamaşır yıkama,evi temizleme işleri,araya giren(sanki akşam buluşmıyacakmışız gibi uzun sayılabilecek ) telefon görüşmesi derken saati 4 ettim,duş alıp hazırlanıp 5'te evden çıkıp 17:26 trenimi yakalayıp 18:10'da Oxford Circus'da Serap'ımla buluşup bizim için yer ayırrtığı restoranda 18:30'da oturuyor olacağız,planım şahane,işe böyle organize gidiyorum genelde.


Bir de bugünü iple çekiyorum ki,elbise opsiyonlarımı koymuşum aklıma,birinden biri muhakkak OLACaK!!!

Ben tabii arkadan uzun fermuarları olduğunu unutuyorum,fermuarlarını çekemiyorum tek başıma,stres oluyorum,puantiyeli eteğimi giyeyim diyorum ilk kez,geçen sene alınmış,8 beden etek,zorlamışım girmişim o zaman,ne de olsa pılates -yoga inceltir diye güvenmişim ama işte ben incelmemişim,en azından yeterince...

Aynen yukarıda gördüğünüz gibi bırakıp bana olmayanları,iş görüşmesine giderken giydiğim siyah elbiseye kalıyorum,arkadan tek düğmeli.Ben yazın,hele ki güneşli sıcak günde yaş aldıkça siyahtan tiksinmiş insanım...:(

Ben boğuşurken kendimle ve elbiselerde saat uçmuş gitmiş,elbiseye en uygunsuz,elime kolay gelen biraz büyükçe ama sanki asortikçe çantamı hazırlayıp içine kırmızı oje,Ruj,kitap cüzdan  vs koyuyorum.Oje sürmemiştim çünkü babet giyip kolaya kaçacaktım,uzun yıllardır acıtsa da öldürmeyen ayakkabılarımı elime aldım,ayağıma parmak arası terlıklerimi taktım ve fırladım.Yarım saatten az zamanda istasyonda olmalıydım.


Yolun yarısını hızla yürüdüm yarısını son anda atladığım otobüs ile tamamlayıp istasyona vardım.

Treni beklerken,nerdeyse 10 dk önce varmışım,merdiven dibinde ayak tırnaklarımı boyadım.

Tren varınca da  en sakin(tekerlekli sandalyeler ya da bebek arabaları için ayrılmış bölümde,katlanan koltukların olduğu kısımda koltuğu açtım ve oturdum) yerde,bisikletçi hatunun karşısına kuruldum,etrafı sakin bularak el tırnaklarımı da boyayayım bari dedim. Karşımdaki hatun ayakkalanınca kesin söylenicek dedim ki inecekmiş kendisi.

Eee başlayınca bitir Sibel dedim,rujumu da sürdüm.Karşımdaki horlayarak uyuyan Hintlı'ye dönüştü.Ben tam takır hazır olarak indim London Bridge'de.

Trende makyaj yapan hatta elinde cımbızı olan nice hatun gördüm.Trenleri artık ikinci evi olarak gören ben ise ilk defa böyle birşey yaptım.

Ayakkabılarımı da Oxford Cırcus kenarında giydim,terlikleri de çantama sıkıştırdım. Serap'ım kavuşmuş olarak restoranın yolunu tuttuk,Oxford Cırcus cehennemini yararak.



Bana dünkü Halim çok komik geldiği için,unutulmaz kılmak adına başta kendim için anlattım.

Her zamanki gibi,sevmediğim kıyafet içinde olmuş olsam da,şahane bir akşam geçirdim. Gurme olsam,son yemeğimi şeçmem gerekse işte aynen o yemeği seçerim.Sebzeli pay,ağızda dağılan kuzu eti,mis patates püresi,artizan ekmek,kokteyl,üstüne krem brule midemi,gözümü gönlümü mest etti,tekrarı olsun yine isterim.Fotoğraflar çok iyi çıkmadı,çıkanları Teşekkür Cuma'sında paylaşacağım :)

Bundan böyle sırtı fermuarlı elbise çok özel olmadıkça almıyorum.

Hep söylüyorum kırmızı Ruj-oje ve inci benim için her zaman dolabımın da makyaj çantamın da 1 numarası olarak kalıcak.

Şunun şurasında kafede çalışıp da kırmızı Ruj süren,hala Kırmızı Ruj Cuma'sı adı altında anılan kaç kadın var ki?

Sür sür bitiremediğim makyaj malzemelerim var benim:)

Sevgiyle kalın.Okuduğunuz için teşekkürler. Süper bir hafta olsun;)

12 July, 2014

#hadibakalim2014te41kitap-23.

Meltem Sözer'i IG sayesinde tanıyanlardanım ben.O ara o kadar çok gördüm ki bu kitabı,okumak istedim.Kardeşim de sağolsun beni kırmadı,hediye etti bu kitabı geçen sene.



Meltem Sözer ilham veren şahane kadınlardan,çizen,pişiren,koşan,anne olan.


Kitabın kapağına vurulmamak elde değil.


Üç günde bir solukta okuduğum bir kitapçı.Bir nevi bana masal gibi geldi.Bir bedenden başka bedene göç eden ruhlar,cinler,yoldan çıkarmaya çalışan şeytan.Var olup sonra yok olan aşk,inanilmaz tutku,arzu.

Kısaca sevdim,tavsiye ederim.Yıldız favori karakterimdi.Ne güzel bir isim Yıldız❤️

Yıldızınız hep parlasın❤️❤️❤️

11 July, 2014

Fank u Friday❤️ teşekkür Cuma'sı



Çok şükür bir hafta da sağlıkla bitti.Şu an için müteşekkirim,az daha motosiklet altında kalıyordum telefon elimde,yazlık anılarımı yad ederken;) FB beni böyle yapıyor işte.


Elvis hafiften iyileşme gösterdiği için müteşekkirim.Komik kıllı bebe o.En cins kıllı bebe O.


Bana nerdeyse hergün mesaj atan,tatiline beni de  dahil eden kardeşim için müteşekkirim.Hep diyorum ana-babanın en iyi hediyesi kardeş❤️❤️❤️


Gökyüzü,aklıma gelip de sabahın kör vakti bu güzellikle karşılaştığım için,


Pencere önüm için,


Ihlamur kokusu ve bu görüntü eşliğinde işimden evime geldiğim ıstasyon için,


Elvis'in uyuma yerlerindeki yaratıcılığı için,

Müteşekkirim.Çok şükür sağlıkla,mutlulukla bir hafta daha hayattan aldığım için...

Güzelliklerle dolu bir haftasonu diliyorum❤️

09 July, 2014

#hadibakalim2014te41kitap-22



 İnci Aral'dan Mor,canım arkadaşımdan bağışlanmış bir kitap.Seçmemin nedeni,renginden ve seneler önce teyzemin okuduğunu bilmemden.


Türk filmi tadında,İyiki para vermemişim dediğim ama bir solukta okuduğum,50sinde zengin bir adamın 20sinde bir kıza aşık olup,karısından boşanması vs gibi konuları içeren bir kitap.

İçinde bir de cinayet var.Sonunda keşke biraz daha devam etseydi,sonrasında şuna,buna ne oldu diye merak etmedim değil açıkcası.İçinde,anlayacağınız üzere bir dolu Mor geçiyor.İnci Aral'ın yazı dilini de sevdim ben.


Tabii ki kahve dökülmez mi kitabıma.Sapsarı sayfalarını da çok sevdim,can arkadaşım 2003'te okumuş bu kitabı,belki ondan sapsarı.

Şahane bir hafta ortası olsun❤️