29 May, 2016

Nothing Hill ve Electiric Sinema❤️

Mutlu Pazar'lar dostlar.Umarım keyifli geçiyor gününüz.Biz sabahlık ile oturuyoruz,az önce kaloriferi yaktık;ellerim yeni ısındı.Sanırım bu havalar beni cidden maf ediyor.

Cuma günü Serap'ım mesaj attı,elinde kullanamayacağı iki bileti varmış,biz kullanabilirsek bize verecekti.Tabii ki kullanırdık,ben çalışmıyordum bu haftasonu...Hemen mail attı biletleri canım  sağolsun....

Cuma günü kendimi hiç iyi hissetmediğinden işten eve gönderilmiştim,güzel bir Cumartesi beni iyileştirebilirdi.Aslında gezmek yerine dr ya da hastaneyi ziyaret etmeliydim ama ben %50 ruh ve fiziki halimle gezmeyi tercih ettim;çok iyi geldi:)

Cumartesi sabahı erkenden yağmurun sesine uyandım,sıkı sıkı giyinip kendimi dışarı attım....


Londra'ya geldiğimde yanında kaldığım aile beni havaalanından eve getirirken,muhabbet esnasında Nothing Hill size yakın mı diye sormuştum...O kadar içime işlemiş burası filmden.

O zamanlar hiç arkadaşım yoktu,tek başıma gitmiş,pazardan kendime çilek almıştım.Türkçe konuştuğunu duyduğum kızlara kendimi tanıtmıştim,arkadaş olmak istercesine:) Tabii ki arkadaş olmadım ve bir kaç tecrübeden sonra ne yazık ki hep mesafeli oldum...Zamanla güzel arkadaşlar edindim çok şükür,çok az ama kalıcı.Karşıma güzel insanlar çıktı,kimisi hayatımdan çıktı,anı olarak kaldı.Londra beni değiştirdi pek çok açıdan açıkcası,o saflığım pek kalmadı.İnsanlara tavrım eskisi gibi değil. Yine sıcak ama mesafeli...


Nothing Hill Londra'nın en sempatik,en fotojenik semtlerinden birisi.IG hesabınizda Nothing Hill yer bildirimi yoksa eksik hissedebilirsiniz;)


Renk renk,cıvıl cıvıl,çok turistik( o yüzden artık eski sempatim pek yok),illa ki gidilesi,antikacılar cenneti Portebello Yolu pazarı...



İnsan deresi yoldan aşağı:) ya da yukari.



Şeker teyze tüm kalbi ile şarkı söylüyor,ton ton amca tüm kalbiyle dans ediyor.Pencere kenarında oturan gençler,balkonlarda oturan ton ton yaşlılar insan izliyor.Hiç şüphesiz Nothing Hill enerjisi insanı mest ediyor,öğleye doğru ve sonrası Londra güneşi sırıtıyor❤️





Bir diger IG klasiği de ille de mor salkım:)


Bu kapının fotoğrafını çekmek için sıraya girilmiş resmen:) Bu hatundan sonra sıra bendeydi,arkamda ıpadi ile fotoğraf çeken biri vardı:)


Bu evler insana ilham verip,hayal kurduruyor.


Gelelim electric sinemasına.Önünden çokça geçip de hiç girmeyi bile düşünmemiştim.Zaten eskisi gibi sinemaya gitmiyordum.Bu tecrübeye vesile olan Serap'ıma müteşekkirim.Para Canavarı,Julia Roberts dolayısı ile izlemeye değer,sürükleyici bir filmdi açıkcası.


Filmden daha çok sinemanın kendisi idi beni etkileyen.1910'dan beri orada.Kocaman koltukları,içi,lambaları sizi eski zamana götürüyor...


Biletçimiz nefis İngilizce konuşan şahane,kibar bir kadın;oraya yakışan.


Tuvaletin yerleri:)






Ayaklarınızı uzattığınız sandığın içinde kaşmir battaniye var:) Hatıra diye alayım demeyin,alarmlılar:)



Yediğim en kötü nachos,ama bitirmeme engel değil:) 


Öyle sevgilim ile sarmaş dolaş olayım demeyin,koltuklar arası mesafe var;çok rahat,geniş,yayılmalı.Sevgilime 2 saat dokunmadan edemem derseniz öndeki yer yataklarından alın biletinizi:)

Sinema biletlerinin gayet pahalı olduğu günümüzde,bu değişik bir tecrübe olabilir,her zaman yapılmaz belki ama yapılsa iyi gelir....

Daha önceki Nothing Hill yazım için buraya buyrun.IG klişelerini ben mi çıkardım diyesim geliyor evin önündeki pembe Mini'yi görünce:) Şaka bir yana farkındalık arttıran,doğduğu şehri bile 25 yaşından sonra fark eden insanları okuyunca,bize şehrimizi hep sevdiren babama ve ayrıntı seven anneme ne kadar müteşekkir olsam az.Kimimiz doğuştan IG'ci ve farkındalıkçıyız:)

Hepimize mutlu,keyifli bir hafta diliyorum,kolay geçsin:)

IG adresim:@cilek_suyu

27 May, 2016

FUF❤️Fank u Friday❤️teşekkür Cuma'sı #102

Hoşgeldin Cuma,geçen Cuma'dan beri 4 gözle bekledim seni.Bitmiyeceğini sandığım hafta bitti ya,müteşekkirim...

Yoğun geçen haftamda beni sağlıkla taşıyan,sızlasa da,ağrısa da beni yüz üstü bırakmayan bacaklarıma,sağlığıma müteşekkirim❤️❤️❤️

Bunun dışında....



Bana yemek taşıyan Zeyneb'ime(Irak usulü bir nevi mücver ve kabaklı nohutlu soslu mis bir yemek)


Annaneme yardıma giden,her Mayıs'ta Trabzon'da olmayı kendine büyük zevk edinmiş anneme ve maşallah sağlıkla yanında bahçe yapan ananeme,varlığına müteşekkirim...


Akşamıma renk katan Fred'e...


Taht Oyunları eşliğinde yenen pizzalara,


Tavuk ve avakadolu sandiviçi bana ilk defa yedirten hep çok sevdiğim Pret'e...


Zor sabahın sonunda iple çektiğim,keyfini sürdüğüm molalarıma çokkkk müteşekkirim...

Süper bir haftasonu olsun,biz bunu çok hak ettik❤️❤️❤️

24 May, 2016

Kıytırık geçen pazartesinin ardından....



Salı sallanmasın diye Sibel'den öneriler:)

Aslında sadece Pazartesi olmak zorunda değil,herhangi bir gün...

Şevkle gayet pozitif işe gittiniz,gider gitmez müdürünüz üstünüze atladı,tamamen iyi niyetle,siz daha gelişin diye...Sonra iş arkadaşlarınızdan biri hasta diye işe gelmedi(hep aynı insan mı hasta olur ya hu),yine 3 kişilik çalışacaksınız!!!Bu yetmezmiş gibi,önceki ayakkabılarınıza smothie dökülmüş,yıkanmışlar ve kurumamışlar,rahatsız babet ayağınızda günü sızlaya sızlaya bitirmişsiniz ama bundan önce bir dolu iş arkadaşınız size tüm sıkıntılarını kusmuş,siz herşeye rağmen iyi hissetsinler diye hep pozitif etki vermeye çalışmışşınız ama sizin de bir sınırınız var;size kim bakıcak? Siz onların iş annesi-ablasısınız...Hep güçlü hep pozitif olmak size yaraşır:)

Bugünden sonra eve geliyorsunuz,sersem gibi,canınız hiçbirşey yapmak istemiyor,FB-IG derken vakit geçiriyorsunuz ama ne yiyeceksiniz?Cuma'dan beri karbonhidrata vurdunuz kendinizi,beden de şişti ruh gibi...Çok şükür ki pizza ısmarlayalım diyene karşı gelecek gücünüz yok! Zaten ısrara ne hacet? Akşam güzelleşmeye başlıyor pizza ile,bir de kayıt edilmiş Taht Oyunları'nı koyuyorsunuz tvye,John Snow iyi geliyor:)

Ama yine de banyo yapmadan,huysuz bir şekilde gün bitsin diye yatıyorsunuz! Böyle yatınca iyi uyunur mu?Uyunmaz!!!Bölünen uykular sonrası kalkıyorsunuz  Salı sabahı,aç!!! O koca pizza sonrası bu nasıl mümkün?

Kalktınız,zorla giyinip makyaj yaptınız,yulafınızı yediniz,kendinizi yürümek yerine otobüse attınız ve istasyona vardınız.Güneşli,temiz bir sabah.Böyle sabahlarda renkli giyinmek şart.Trende yine IG ve FB(yoksa siz de biraz telefon kölesimisiniz?) derken gideceğiniz istasyona vardınız ve o an karar verdiniz...Bugün güzel bir gün geçireceğim,hiçbirşeyin (iş konusunda) beni etkilemesine izin vermeyeceğim!!!! İşte o söz,kendinizle konuşma günün değiştiği an!!!!!!!

Yine biri işe mi gelmiyor,bir müşteri ile tartışma mı yaşadınız(hiç memnun olmayan,sunduğunuzu bir türlü beğenmeyen müşteri)???Vız gelir,tırıs gider,herşey hallolur...Kendiniz güle oynaya,o kadını  mutlu gönderiyorsunuz....

İş bitiyor,yolda eve gidince daha iyi hissetmek için ne yapacağınızın hayalini kuruyorsunuz!!!İşten çıkınca bir kahve yanına sağlıklı bir atıştırmalıkla trene biniyorsunuz.Siz bunu hak ettiniz! İstasyondan eve yürüyorsunuz bu güzel (çünkü siz güzel)akşam üstünde...Kulağınızda müzik,göz ve kalp açık...Ne de güzel bahçeler var etrafta diye diye 25 dk'da eve varıyorsunuz ve hemen bir sigara...Yaramazsınız siz ama bunu kabul ettiniz zaten,kavgaya,kendinize kızmaya gerek yok!!!

Sonrası kuru fırçalanıp uzun duş!!! Sonu soğuk su ile biten...Yüz bakımı,fırçalaması,iyice nemlendirme derken kendinizi yeniden seviyorsunuz.Bazen tek ihtiyaç kendimize ilgi-sevgi-özel bakım göstermek...Siz yapmazsanız kim yapar?

Duştan sonrası ferahlık,canlılık...İki gündür asılı duran kuru çamaşırları,ortalığı toparlama gücü,makineye çamaşır atma kararlılığı...

Akşam yemeğine ise karışık meyve-sebze suyu...Güzel-renkli ve hafif aynen siz gibi...O kadar yeşillik,renkli meyve iyi geliyor ruha...

Kapanış ise bitiremediğiniz kitaba kapanma ve gün batımını izleme pencere önünde ve şükretme...Bu basit şeylerle geçmeyecek bir sıkıntınız olmadığı için ne kadar şükretseniz az!!!

Bazı günler bu basitlikleri unutturabilir...Allah o anlardan çıkabilme gücü versin...Hissettiğimiz her duygunun bir katkısı var gelişmemiz için,bir nevi eğitim...

Ben bu duyguları gidip gelip sıkça yaşıyorum ve bu rutin bana iyi geliyor belki size de iyi gelir diye paylaşasım geldi...Harika bir haftaortası olsun...

20 May, 2016

FUF❤️Teşekkür Cuma'sı❤️ 101.

Bir Cuma daha sevgi ile sarmalıyor bizi,yoksa biz mi onu:) Ben çalışıyorum bu haftasonu,siz sımsıkı sarıladurun Cuma ve sonrasında gelenlerle:)Çalışşam da mis bir haftasonu geçireceğim,buraya yazıyorum ;)

Canınız daraldığında kafanızı dağıtmak,içinizi ferahlatmak için eğitin kendinizi.1,2 belki 3.kez çalışmayacak olabilir ama en sonunda işe yarayacaktır.Hayatta hep bir güzellik var bir şekilde;görebiliyorsak ne mutlu bize.Ben dengesizliğime,aşırı duygusallığıma rağmen bunu söyleyebiliyorsam;inanın lütfen.Sağlık olsun,gerisi gelir zaten bir şekilde...

Bu hafta tabii ki her zamanki gibi sağlığa,bizim bölümün mağazadaki en iyi bölüm şeçilmesine,sevdiklerime,özlediklerime...


Öğlen uykularıma -haftasonu geleneğim,hobim kestirmek...halalarımın suçu:)-


Bu filme,izleyin lütfen...


Bereketli buketlere:)



Renkli Hint yemeklerine...


Pencere önü akşam keyiflerine,mumlu akşamlara (sanki balkondaydım,mum ışığım bir o yana bir bu yana titriyor,salınıyordu)



Kardeşimin aldığı kekliğe(sahi ne bunun adı-kek kabı diyesim var ama kaba geliyor kulağa,keklik de hiç uymuyor)....Cancağızımın yaptığı bu şahane keke.....



Beklemediğim anda karşıma çıkan bu ağaca...Pembenin en sevdiğim tonu:)


Yürüyüş ganimetlerine...Geçen yıl Trabzon'umda çok toplamıştık-buttercup- bu sene göremedim diye üzülürken çıktı karşıma,içimi açtı :)


Yine papatyam yok diye sızlanırken karşıma yol kenarında çıkana,çıkartana...




Greenwich Nandos'a ve manzarasına...


Mor salkım görüp de beni hatırlayana,varlığına...


Doyamadığım bahar dallarına...Bir Shakira mevsimi daha geçti...




Her yıl 4 gözle beklediğim mor salkım köşelerime...Sibel'ce bir bahar geleneği:)


Serap'ımın aldığı ayracıma...Türkan kalp Sibel...:)


Mücver tarifimi ararken karşıma çıkan bu yazıya...blogumu bu yuzden seviyorum,hatirlatiyor.Iyiki acmisim.Bu vesile ile kankime ve ilham veren Portakal Agaci'na mutesekkirim.Kac blogcuyduk o zaman,kac kisi kaldik simdi icten yazan.Soyle bir bakinca gecmise fark ediyorum ne kotu fotolar paylasmisim,flasli.Ogreniyordum ve sordugumda cevap veren sahane insanlar vardi.Blog biraz guzellestiyse o cok ozel insanlar sayesinde.Iyiki varsin be blog...Iyiki var paylasmayi,ogretmeyi seven insanlar.



Temizlik sonrası kahve keyiflerine ve bu çıkolataya...

Çokkk müteşekkirim...Bundan iyisini düşünemiyorum bile...Çok şükür,sayısız şükür...

Not:bu hafta fotoları afterlight ile editledim,senelerdir ara ara kullandığım uygulama.Vcso'ya benziyor ama bence daha kolay kullanımı ve çok yaygın değil çünkü herkes bir vsco tutturmuş gidiyor.Hoş iki uygulamayı da seviyorum sanki fotolara bir huzur ve sakinlik geliyor solgunlukla beraber...Beğendiniz mi?