Londra-Istanbul arasinda kalmis aklimdan,kalbimden,ruhumdan,midemden gecenlerdir okuyup da sahit olduklariniz...Hosgeldiniz...

03 July, 2015

FUF❤️fank U Friday❤️ teşekkür Cuma'sı

Ç.S'cular,sevgili FUF'cular,bir haftayı daha bitirdik,müteşekkirmiyiz? :) Ben şahsım adına,çok müteşekkirim,sessiz,sakin,yaz haftası geçirdim,pek yorulmadım,strese girmedim:) Son okuduğum kitapların etkisi mi bilemiyorum.

İşte karşınızda,müteşekkir olduğum anlar,etkisi pek uzun süren zamanlar...


Sıcak günün sonunda parktaki rüzgâra,çimlere yalınayak basabilmeye,Güneş'e yüzümü çevirebilmeye (öyle yayılmışım ki Fred'le,yürüyüşçülerden biri,köpeğıniz de sizin kadar relax olmuş dedi:) Valla,kıllı bebelerimiz de sahiplerine benzer diycektim,demedim)


Yeni beslenme çantamın şirinliğine:)


Gita'dan gelen kirazlara,çileklere...


Fortnum&Mason'daki çay saatine...

Neredeyse mükemmel servisine,benimle flörtleşmeye çalışan genç garsona,ben de bir genç hissettim,kızardım falan:)


Bu bileziği çok istemiştim,taaa Au-pairlik günlerimde,süpriz yapıp bana hediye edene 3 sene diledikten sonra:)


Doğum günüm olduğunu garsonlara bildiren,bana süpriz yaptıran Monica'ya,


Bir dolu memleketten beni saran,benim için orda olan 7 kadına,her yaştan,her dilden,hepinizden ne çok şey öğreniyorum ben:)


F&M'de ruhumu açan çiçeklerin Yaratıcısına:)


Piyanist'e...Ne güzel happy birthday çaldı:)


Şaçlarımla uğraşana,tadımlık sunanlara...


Sabah güneşine...


Fred,başka yerden karşıya geçirince beni,karşıma çıkana,ben adını Ateş koydum, IG'de @leylakdali fırça çalısı olduğunu belirtti,kendisine müteşekkirim,bir şey daha öğrendim..


Başka anneden olma kardeşimin Oğluşunun verdiği enerjiye çokkkk müteşekkirim;) Ne güzel şey bebek sevmek...

Mutlu bir haftasonu diliyorum:)

02 July, 2015

Şaşkın Mutfakta;)



Oldu da bloğun adını bu başlıktaki gibi görmeye başladınız,şaşırmayınız:)

Bugün işe gitmeyince,ne zamandır boş duran gronola kavanozunu doldurmak için bu sıcakta attım kendimi mutfağa.Gronola da artık illa olması gereken,yumurta,muz,limon gibi mutfağımda,olmazsa bereketim kaçıyor gibime geliyor.Valla @cafefernando'nin suçu,onun tarifini deneyene dek hazır alıyordum arada,bu senenin başından beri kaç kez yaptım,kendimi gronolasız pek bırakmadım.

Onca kez yapıp nasıl şaşırdım anlamadım,ben de şaşırdım resmen;) Bir de tarifi kaç kez okudum,Yaa ben bu 40g yulafa  ne kadar su koyuyordum diye kendimi sorguladım.Halbuki tencereye koyduğum,tüm kullanmam gereken yulaf ölçüsü ( Şaşkın yüz),meğersem hatayı orda yapmışım,suyu atmasyon katıp pişirmişim yulafı( katılması gereken malzemeler ile,ama şeker yerine pekmez bu sefer) nerdeyse yaktığımda çaktım yanlış yolda olduğumu:( 

Yemek atmayı sevmeyen ben hiçbir şey olmamış gibi attım pişmiş yulafı fırına kavrulmaya.Tabii ki orjinali kadar leziz,bayılmalık değil ama yenilmiycek gibi de değil.Biraz kıtır,bazı parçaları yumuşak,süt ya da yoğurt eklenince,açlık anında kurtarıcı bir atıştırmalık olacaktır yine:)

Bu da bir Ç.S mutfak macerası işte,unutulmasın diye yazdım gitti buraya.

Bereketli,mutlu,huzurlu bir ay olsun.

Not:Londra son 10 yılın en sıcak Temmuz gününü yaşadı bugün,yaz çocuğu olarak bu sıcaklara tahammül edemeyen sırf ben miyim? 25 derece maksimum dayanma gücüm.Hoş yine de en sevdiğim hep yazlık kıyafetlerim,terliklerim.Yaz,tatil yaparken deniz kenarında elimde soğuk içeçek ile çekilir benim için.Umarım bu sıcaklarda herkes kendine iyi baksın,kendine ve sevdiklerine,kıllı bebelere.

30 June, 2015

okudum,bitirdim,tavsiye ederim



Selam sevgili Ç.S'ciler;) kitaplarımın poz verdiği yerden yazıyorum,balkon müsveddemden bildiriyorum;) Pencerem yarım açık,gün hala aydınlık,birazdan güneş arkamda batmaya başlayacak tüm şahaneliği ile,işte o zaman koltuk değiştireceğim ve o renk şölenine şahit olacağım...

Son okuduğum kitaplar sırası ile karşınızda.O kadar çok IG'de dönmüştü ki,kardeşimden istemiştim bana hediye etmesini.Bana alınmasını istediğim kitapları sevdiklerim ile özdeşleştirdiğimden(nedense),erkek kardeşime yakışırdı bunları bana almak.Sağolsun düğün zamanı o yoğunlukta beni kırmadı,içinde duygusal  bir not ile hediye etti,ben de Ramazan Ay'ı içerisinde okuyacağıma söz verdim kendime ve bir solukta okudum.

Dili çok kolay,hani resmen akıyor,sanki Uğur Koşar konuşur gibi.Kendisini hiç bilmiyordum bu kitaplara kadar,tanımış oldum.

Benim gibi çokca kişisel gelişim kitabı okuduysanız,zamanla hepsinin içeriği hatta yöntemi aynı gelmeye başladığından bu kitapları okumaya ara verdiyseniz ama yine de senede en az bir kere okumaktan kendinizi alamıyorsanız alın okuyun,hiçbirşey kaybetmezseniz.Hatta ateist olsanız bile okuyun bence.

Daha önce okuduklarım Evren'li idi,bu Allah'lı.Kuran'dan cümleler ile bezeli (ki bu durum kendime kızmama sebep,ben nasıl Arapça'mı ihmal ettim,onca emeği israf ettim,güzelim dili unuttum diye)

Bu kitaplarda,Allah'ı sevmeyi,hissettirmeyi,fark ettirmeyi amaçlamış yazar ve bence bunu çok da iyi başarmış.Ben şahsen Kuran'ı bilmeyi ,tasavvuf bilgimin su gibi olmasını diledim okurken.

Benim gibi insanlar için,okuması iyi hissettiren,öğreten ama kanımca din-i bütün insanlar için okuması gereksiz bir kitap çünkü zaten onlar Kur'an'dan bildiklerini uyguluyordur diye düşünüyorum en güzel hali ile.Teyzelerim,muhabbetine doyum olmaz eniştem için gereksiz bence,çünkü onlar aşk ile dolu,boğmayan,sıkmayan,korkutmayan sevdiren aşk ile...

Kitapta çizdiğim çok cümle var,bir kaçını paylaşmak istiyorum...

-kendini küçümseme,herşeyi yoktan var eden Allah,önemsiz,değersiz hiçbir şey yaratmaz.

-Allah,duasında ısrarcı olanı sever!

-şükürsüz geçen bir ömür,karanlıktır,hapishanedir.

-sadece sev,ne olursa olsun sadece sev çünkü sevgi içindeki cennete açılan ilahi bir kapıdır.

-o halde sen güzel bak,güzel olanı gör.Sürekli hata arayan gözdedir hata.

-önce bir yıldızla,bir bulutla konuşmayı öğrenmelisin,sonra bir ağaç yahut çiçekle konuşmaya başlamalısın çünkü onlarla iletişim son derece kolaydır.İnsanlarla  konuşmak ise en zorudur.

Bunlar ilk kitaptan çizdiklerim,ikinci kitapta özetle benzerleri,3 kitapta nene ile torunun yine aynı içerikli muhabbeti var.

İşte böyle izlenimlerim,hissettiklerim.Umarım size de bana geldiği kadar iyi gelir.

Keyifli bir haftaortası diliyorum :)

26 June, 2015

Fank u Friday❤️Teşekkür Cuma'sı

Tünaydın:) Ne güzel bir gün,yaz geldi iki haftalığına da olsa,resmen yazlık giyiniyoruz sayılır:)

Bu hafta her zamanki gibi sağlığa,mutluluğa,annemlerle Tango konuşmasına,uzun muhabbete fazlasıyla  müteşekkirim.Bir yaş daha aldım sağlıkla,yanımda hep sevdiklerim,mesafe yokmuş gibi,daha ne isterim.

Artık alıştığınız,belki de bıktığınız,anlık küçük mutluluklarım da işte burda;


Iphone Uygulaması ile bedavaya gelen smoothieme,



Kardeşimin paylaştığı bu iki kareye:) O'na yazmışım:) Diyorum ya aslında pek değişmedim diye:)


Bu ülkenin bulutlarına,


Şakır şakır yağan yaz yağmuruna:)


Bu kot cekete,özel birinden bana kalan hatıra:)


Pazar sabahı,bol köpekli yürüyüşlere,


Bana süpriz yapan iş arkadaşıma,hiç beklemiyordum,pek etkiledi beni zarifliği:)


Kardeşlerimden gelen süprizlere,çok duygulandım:)


Karşıma çıkan güzel satırlara,bir de köpek-kedi eklemek isterim ben buna:(


Yürüyüş ganimetlerine:)


Cancağazımla keyifli akşam sofrasına,yine gidelim oraya:)


Trenden inince karşıma çıkan manzaraya,


Sabah kalktığımda uyuyan,uslu durabilen,uyandırmayan kedilere,çokkkk müteşekkirim;)

Herşey gönlünüzce olsun bu haftasonu:)

22 June, 2015

Tarçınlı Vanilyalı Doğum Günü kekim:)

Insanın doğum günü için kekini yapan,süpriz görülmesin diye(dolapta yer olmadığından) doğum gününden iki gün önce mumunu üfleten bir yoldaşı varsa sanırım bu hayatta sırtı yere gelmez.Hele bu yoldaş,kız kardeşlerle bir olup başka bir süprizi bu sabaha sakladıysa,doğum günü kızı ne kadar şükretse azdır.

Bugün hayatımın 37.bölümüne vardım:) Hoşgeldiniz siz de.Sabah Fred ile her zamanki yürüyüşümüzü yaptık,yağmur altında.Parkta sadece biz vardık sanki,o yeşilliğin ortasında tek başıma olunca,sevdiğim ağaçlara bakıp,kokularını içime çekerken,ağaçlarının yaprakları kadar sana sonsuz Şükürler olsun dedim,Sevdiğim!( bunu son okuduğum kitaptan öğrendim,ağaçların yaprakları kadar şükretmeyi-okuyorum: Bana Allah yeter,Uğur Koşar)

Insan yeni yaşa girerken,şöyle bir tartıyor kendini,bakıveriyor hayatına.O an dedim ki,bunu çok sık derim içinde olduğum mutlu anlarda,şu an bu Dünya'dan GÖÇ etsem,mutlu giderim diye.Hani o kadar çok aşk,sevgi,mutluluk,huzur oldu ki bu 37 yılda,içim o kadar tatmin olmuş ki,gözüm arkada kalmaz.Tabii ki yapılmak istenenler hiç bitmez,hayallere hep hayal eklenir ama öğrendiğim,hayaller gerçekleşse de gerçekleşmese de sevdiklerimin ve anılarımın hayallerimden daha mühim ve taze kaldığı.O yüzden bu 37 yıla,sevdiklerime müteşekkirim:)

Hala bildiğim tek şey hiçbirşey bilmediğim,hala kalbime göre hareket ettiğim,hala ailem canımdan değerli,hala kardeşlerim,kitaplarım,kıllı bebelerim en kıymetlilerim,hala giyim tarzım aynı...17-37 arasında pek de bir fark yok aslında:)

Velhasıl çok mutluyum ben,coşkuluyum,hayatı seviyorum,kızdı mı kızgınlığım pırt diye sönüyor,unutmasam da hep kolay affediyorum ama çok kolay hayatımdan çıkartabiliyorum.40'a 3 kala sevdim mi tam seviyor,sildim mi bir kalemde;)

Hayat,siz güzel bakabildiğiniz sürece güzel,bakış açısı aslında en büyük zenginliklerimizden,bu size doğum günü tavsiyem.

Bundan sonraki hayatım,aynen böyle gitse bana yeter,olduğu kadar herşey zaten çok güzel:)



Evi mis gibi vanilya kokutan keke gelince;) Orjinal adı cinnamon swirl cake,tarif cooks.com'dan:)


Üzerinin kreması,süsü başka tariften ekleme,ne de olsa doğum günü bu değil mi,biraz süslü olmalı kek sahibesine inat;)


Malzemeler:

-yrm fincan karışık fındık-fıstık-ceviz
-yrm fincan şeker
-2tatlı kaşığı tarçın
-1 tatlı kaşığı kabartma tozu
-1 tatlı kaşığı tuz
-2 fincan (1 pint) krema( orjinal tarifte ekşi krema kullanılmış,ekşi krema yerine yoğurt kullanabilirsiniz)
-2 tatlı kaşığı sodyum bikarbonat(baking soda)
-1 fincan tereyağ
-2 fincan şeker
-4 yumurta
-1 tatlı kaşığı vanilya


Yapılışı:

Şekeri,fındık karşımını(biz kullanmadık), tarçını karıştırıp bir kenarda bekletin.

Kabartma tozu ve tuzu karıştırın.Ekşi kremayı,sodyum bikarbonatı katın.Tereyağı ve 2 fincan şekeri kremalaşana kadar çırpın.Birer birer iyice çırparak,yumurtaları ekleyin.Vanilyayı katın,unlu karışımı,kremalı karışımı katıp karıştırın.(Tarifte adım adım,yavaş yavaş katın karıştırın deniyor ama siz her zamanki kek yapma yönteminizi kullansanız da oluyor tabii ki,özellikle söylüyorum,ben tarife sadık kalmak için bu şekilde anlatıyorum)

Hamurunuzun 2/3ünü yağlanmış kalıba dökün,fındıklı karışımın yarısını üstüne,en üste de geri kalan hamuru katın.350 derecede,bıçağınız temiz çıkana kadar pişirin.


Üzerine krema yapmak isterseniz,2 fincan şeker ya da pudra şekeri,2 ymk kaşığı tereyağ,2 ymk kaşığı süt ve yrm tatlı kaşığı vanilya esansını çırpın ve kekin üzerine yayın.Üzerine rendelenmiş çikolata serpin ve tabii çikolata kalpler de pek yakışıyor :)


Hepinize mutlu,huzurlu,mis kokulu,tatlı bir hafta diliyorum:)

21 June, 2015

En son okuduğum



Günaydın,yılın en uzun gününe,gri sabaha,çok belli ki serin sabaha...

Sabah 7:30'da,az önce diyebileceğim bir zaman zarfında uyandım,rüyamda blogcular olarak artık sevdiğimiz kitapların satırlarını paylaşamayacağımıza dair yeni çıkmış kanuna tepki veriyordum.Artık yazılı izin gerekmiş yazarlardan paylaşmak için.Tepkim neydi bilemiyorum,uyandım o arada.O kalkışla,ne zamandır paylaşmak istediğim bu kitabı artık paylaşmayı geciktirmemek gerektiğini anladım.Bu rüya,bir işaretti aslında.

Ahmet Altan'ı hep çok sevmiştim,kitapları hep su gibi akmıştı benim için.Hatta eski yazılarımdan birinde kendisini ne çok özlediğimi belirtmiştim.Benim için hep zevkle okunan roman yazarı olmuştu kendisi.O yüzdendir ki,adından dolayı da bu kitabı hemen okumak istemiştim.

Sanırım Kılıç Yarası Gibi,Isyan Günlerinde Aşk kadar beni etkilemedi.Ya da ben aynı insan değilim,zevklerim değişti.

Roman gibi roman,detaylı uzun cümleler  okumak isteyenlere tavsiye ederim.

"Saadet hissi de,keder hissi de aynı şekilde insanı ölüm ve hayat karşısında umursamaz yapıyor"

Diyor sevdiğim cümlelerden biri.

Şahane bir gün diliyorum:)

19 June, 2015

FUF❤️ fank U friday❤️ teşekkür Cuma'sı❤️

Günaydın beni saran güzellikler,gördüklerim,görmediklerim,tanıdıklarım,tanımadıklarım❤️ 6:33 treninde tın tın giderken başlıyorum yazmaya bu güzel,en sonunda teşrif eden yaz sabahında.Yine de erken saatte kot ceketsiz olmuyor ama:)

Ramazan'ın ilk FUF'u.Dilerim bu ay ve her zaman şükrettiklerimiz,fark ettiklerimiz hep çoğalsın.Dilerim aşk,sevgi,bereket dolu bir ay geçirelim:)

Hadi başlayalım o zaman,


Yaz salatalarına,


Kardeşimin yıllar önce gönderdiği bu tahta balık ve deniz atına:)


Tuvaleti süsleyen yürüyüş ganimetlerine,


Ilk kez paket servis için denediğimiz Türk restoranından hediye gönderilen baklavaya,(sahi ben ne zaman baklava sever oldum)


Duvar dibinde karşıma çıkan mor güzelliklere,kardeşimin aldığı sütlüğe( daha yakın fotosu eminim gelir bir ara)


Perime,sevgiyle büyüyen,aldığı sevgiyi aynen geri veren Peri'me,sana olan sevgim hep bir başka olucak ilk göz ağrım benim❤️❤️❤️❤️


Yürüyüşte karşıma çıkan,hayran kaldığım evlere,


Akşam evin penceresinden şahit olduğumuz gün batımlarına,gözüme gönlüme şölen bu fotoğrafta belli olmasa da,muhteşem....


Istasyonda duyduğum kuş seslerine,sanki köydeyiz,şehir içinde değil...Bu şehir hem köy hem şehir benim için o yüzden benim aşkım Londra:)

Hepinize mutlu bir haftasonu diliyorum,aşkla bakın ki,görün olur mu?(Bazen bu hafta ne yazsam diye düşünüyorum,sonra gördüklerim o an beni öyle mest ediyor ki,saçma sapan da olsa doluyor burası)

Okuduğunuz için size de hep müteşekkirim,hiç unutmayın❤️❤️❤️