02 December, 2016

Fank u Friday❤️teşekkür Cuma'sı #122

Çok şükür geldi yine bir haftasonu.Çalışıyor olsam da,sevdiklerime kavuşacağım zamanın yaklaşmasına müteşekkirim...

Tabii ki sağlığa,sevdiklerimin sağlığına çok müteşekkirim...

Bunların dışında...


Çok bereketli Elmalı tarçınlı kekime(bakınız bir önceki yazı),


Brown and Green'in fındıklı armutlu tartına...Bayıldım,bayıldım...



Arya ve Serap'ım ile geçen keyifli zamanlara(haftamın yıldızı canlarım)


Ve tabii ki köpeklileri,
çocukluları buyur eden,ev gibi kafelere çok müteşekkirim..Resmen öncelikli müşteriler,çocuklular...Çocuklu kafelerden uzak durmaya çalışsam da yalnızken,Arya ile olunca,çok takdir ettim bu kafenin sahiplerini açıkcası.

Hepimize keyifli bir haftasonu dilerim❤️

30 November, 2016

Elmali Tarcinli kek

Merhaba CS'culer.Bu guzel mevsime,cok sukur kasmadan gecen Kasim ayina,en sevdigim tad ve koku birlesimi ile veda etmek istedim.Sanirim tarcin ve elmayi bir arada ne kadar sevdigimi defalarca belirtmistim.Bu koku ve tat birlesiminden ruhuma,kalbime bir rahatlik,yumusaklik yayiliyor,midem mest oluyor...

Bu aralar her gune bir elma yemege calisiyorum sade olarak ve bundan buyuk bir zevk aliyorum.Bu tarifi meyve sepetimde gormekten mutluluk duymak icin aldigim,yemedigim elmalarimi degerlendirmek icin yaptim,Iyi ki yapmisim.Cok cok severek,her sabaha  bir dilim goturdum mest mest:)


Tarif www.hairybikers.com'dan Spiced Apple Cake olarak geciyor.Islagimsi ve yumusacik,en sevdigim kek cinsi ve dokusu:)


malzemeler:

  • kalibi yaglamak icin siviyag
  • 750 g elma-Bramley cinsi burda yapacaksaniz
  • 1 ymk kasigi limon suyu
  • 250 g kendi kendine kabaran un(normal un da olur,zaten kabartma tozu kullanacaksiniz)
  • 1 tatli kasigi kabartma tozu
  • 1 tatli kasigi karisik baharat(burda hazir satiliyor,ben muskat tozu kullandim)
  • 1 tatli kasigi tarcin
  • 2 buyuk yumurta
  • 100 g seker(demerara-kahverengi seker)+ 2 ymk kasigi seker
  • 200 ml sut
  • 100 ml siviyag,ben zeytinyagi kullandim
  • uzerine serpmek icin pudra sekeri



yapilisi:

  1. Firini 190 derecede onceden isitin,kalibinizi yaglayin ve yagli kagit serin.
  2. elmalari,temizleyin,dograyin(ben yarim  ay seklinde ince ince dogradim).Temizlendikten sonra 500 g elmaniz olucak.Elmalarin uzerine limon suyu dokup,bir kenarda bekletin.
  3. unu,kabartma tozunu,tarcin ve muskat tozunu bir  kapta karistirin.Diger tarafta yumurtalari 100 g seker ile cirpin.Baska bir kapta yagi ve sutu cirpin.Sonra da islak malzemeleri,kuru malzemelere katin.Yavasca karistirin,elmalari ekleyin ve kalibiniza dokun.Sus niyetine fazladan elmalari ben kendim dizdim.
  4. Uzerine 2 ymk kasigi seker serpip, firina verin.1 saat,kabarip,kizarana,bicaginiz temiz cikana kadar pisirin.
  5. Sogumaya birakin,kaliptan cikardiktan sonra,uzerine pudra sekeri serpin.Isterseniz krema isterseniz crem fraiche ile servis edin diyor.Ben ikisini de eklemedim.birsey ekleseydim yanina muhtemelen yogurt olurdu ki crem fraiche zaten yogurt gibi,daha tatlimsi gibi.
  6. kek buyukce oldugundan,fazla geleni kesip dondurabilirsiniz demis Killi Motorcular:)
  7. ilik ilik tuketmenizi tavsiye ederim.


Yaptigim hicbir seyi ovmeyi sevmem ama bu keke hakkini verecegim ve yedigim yaptigim en guzel keklerden biri oldugunu iddia edecegim,cekinmeden:)



Ask ile yaptiginiz,evinizi mis gibi kokuttugunuz nice kekler dilerim...Sevgiyle kalin.Hoscakal Kasim:)

29 November, 2016

Gule gule sonbahar:)

Sizi bilmem ama bu sene sonbahar benim icime daha cok isledi.Zaten hep en sevdigim mevsim olan sonbahar,bu sene tamamen mevsimlerin kralicesi benim icin.Londra'li olali beri,icimdeki sonbahar aski daha bir baska hal aldi.Bu kadar guzellikle cevrili iken,hangi agaci,yapragi sevip simartacagimi sasirdim.Yaradan'a daha bir hayranim bu mevsim,icimde daha cok bir cosku oluyor cogu zaman,doga dinlenmeye gecerken sanki ben daha cok canlaniyorum...Daha cok sey yapmak istiyorum...Daha cok yurumek,daha cok kek yapmak.Daha cok yalniz kalmak...


Bu sene iki sabah beni benden aldi,omrume omur katti sanki.Ikisi de ruzgarli,pasparlak,soguk sabahlardi.Ruzgarda yururken,ruzgardan hic de haz etmedigim gunler gelir aklima.Sert ruzgar sersemletir beni,kulaklarimi acitir,basimi agritir.

Bir gece hatirliyorum,koydeyim,teyzemin cati katinda,yanina kivrilmis yatiyorum,ruzgar oyle sert esiyor ki,sanki cati ucucak icinde bizlerle.Adeta ugultulu tepelerdeydik.Teyzemin yaninda olmasaydim,o geceyi kolay geciremezdim sanirim. Teyzem de sevmez ruzgari,canim beni rahatlatmis,iyi bir uykuya gecmistik cok sonrasinda.


Ruzgari oldugu gibi kabul edip,guzel taraflarini gormeyi ogrendim zamanla.Babamla yazliga giderken,sicak ruzgarli bir yaz gununde,fazla ruzgardan camlari kapatip,klimayi acmistik.Kimbilir ne sarki caliyor da dalmistim,ben ruzgari hissetmiyor ama goruyordum.O agaclik yolda,agaclar saliniyordu bir o yana bir bu yana.O zaman bir hayranlik gelmisti icime.O kadar da kotu degildi ruzgar...

Ruzgara sempati duymamin ikinci sebebi de American Beuty  filmidir.Su sahne ki,aslinda torbadan bahsetmektedir Kevin,ama benim icin yapraklardir dans eden.Hani icimize kazinan sahneler vardir ya,benim icin oyle sahnelerdendir bu sahne.


Iste o ruzgarli sabahlardan birinde,Fred ile periler ormanimin arka,sakin taraflarina girmisiz yuruyoruz.Ne zamandir girmedigimiz bu kapidan daldik iceri.Orasi parkin en sakin yeri,genelde anti sosyal kopekliler orda takiliyor yalniz yalniz.O sabah sadece Fred ve bendik...


Hafif yokus asagi cilgin gibi kosmaya basladik.Yapraklar yagiyordu tepemize,gunes goz kamastiriyordu.Biz deli gibi hareket ederken,ben her seye bakmaya,her yapragi yakalamaya calisiyordum ve sesli bi sekilde dua ediyordum,sukrediyordum.Oyle cosmusum ki,gozumden yaslar geldi....



O sarilik.dans eden yapraklar beni inanilmaz bir hayat aski ile doldurdu.Her yani guzellikle dolu su dunyada bunca cirkinlik nasil oluyor,ben bunu kaldiramiyorum bazen.Kalbim hem mutluluktan hem acidan patlayacak gibi hissediyorum...O pis anlarda nasil oluyor da unutuyorum bu guzellikleri ben...







Iste ruzgari sevme sebeplerimi de anlatmis oldum,zamaninda belki benim gibi hisseden insanlar vardir belki diye.Simdi her ruzgarda beremi takiyorum,ruzgari dinlemektense gormeyi tercih ediyorum.Ilik ruzgarda,Yaradan sanki kafami,sacimi oksuyor gibi geliyor.O zaman olamayacak olana bile inanasim geliyor,umut doluyorum.


Sonbahar.seneye gorusmek uzere.Sen beni cok simarttin bu yil,mutesekkirim.

Sonbaharin son haftasi,gecsin coskuyla,huzurla.mutlulukla...

27 November, 2016

Okudum,bitirdim❤️❤️❤️

Çokkkk şükür bitirdim arkadaşlar.Dün kafama iki tencere düşünce,hafif baş ağrısı ile kuruldum üçlü koltuğa tüm gün...Hem beklediğim misafirler de hastalıktan gelememişlerdi,fırsat bu fırsattı!!!

İlk 3 kitapta su gibi akan sayfalar,4.'ün yarısına gelirken beni biraz sıkmaya başlamıştı...Çünkü o kadar gerçek ki,insan o hayatın içine giriyormuş gibi hissediyor.Mükemmel çeviri su gibi giderken,4.kitapta tıkandım ben...Çünkü daha çok okudukça Lila ve Noni'yi daha çok tanıdıkça beni sinir etmeye başladılar.Hoş en başından beri ikisini de sevmemiştim.Gerçek hayatımda da her şeyi çok bilen,manipüle etmekte kusursuz,kimi-neyi nasıl kullanacağını çok iyi bilen,hırslı insanlardan hiç haz etmem.Diyorum ya öyle gerçekçi ki,ister istemez bu duygularıma engel olamadım okurken...


Aslında sabırsızlığımdan sebep benim seri kitap okumamam gerek:) Ben sırayla çıkmalarını bekleyemezdim açıkçası,meraktan çatlardım.Zaten @fıstıklıtombi öyle övmüştü ki zamanında,zevkine pek güvendiğim için okumak istemiştim.İyi etmişim,roman gibi roman.Ferrante dedikleri kadar varmış.Kendisine hayran kalmamın esas sebebi ise,kendini gizli tutması,helal olsun.


Velhasıl,2016 sonbaharında ne okudun diye sorduklarında Napoli serisi diyeceğim.Yapraklar sararırken başladığım,yapraklar toplanırken bitirdiğim...Tabii ki Lila ve Lenu da en unutmayacağım karakterler olucak...İki kişi birbirinden ancak bu kadar beslenir...Kimi yerde Lila gibi dostun varken,düşmana ne hacet dedim.

Bu seri ile 36 kitap bitirmiş oldum,hedefimden gayet uzağım doğrusu  ama olsun...Seneye hedef koymayacağım:(

Hepimize huzurlu bir hafta diliyorum...

25 November, 2016

FUF...Tesekkur Cuma'si #121

Bir FUF ile daha karsinizdayim.Sizi bilmem ama bu hafta bana gayet uzun geldi.O yuzden sonunda gelen Cuma gunune mutesekkirim ve zamanin akip gitmesinden gayet mutluyum,ne tuhaftir ki...

Basta sagliga,sevdiklerimin sagligina,whatapp ile iletisim kurmaya baslayan canim anneme cok mutesekkirim...



Sabah yatak keyiflerine.Hala erken kalkiyorum,bazi sabahlarda kendime izin veriyorum ve cok mutlu hissediyorum.Kitabim,kahvem,killi bebelerim ve yatagim,bana hep iyi geliyor...Hele ki hastaysam,o yataga,yatak odasina kamp kuruyorum,tum gun ordan cikmiyorum.Cok sIk tekrarlanan bir durum degil ama olunca,keyfini suruyorum.Tabii ki iyi gelen satirlara...



Liberty'nin cicekcisine...





Carnaby'nin ask,birliktelik,umut isleyen suslerine...


Yapraklarin kaldirimlar ile iyice butunlesmis olmasina.Oyle ki izleri kaliyor resmen, sanki yapraklari stencil olarak kullanmislar,bu sene sonbaharda fark ettigim birsey oldu bu ve cok sevdim..Resmen kimi yerde yaprak yok,sadece izleri var....:)




Hayatima biraz yoga(yeniden),biraz esneme hareketleri katmaya calisiyorum bu ay basindan beridir neredeyse her sabah.Umutluyum,bir gun gunese selami videosuz,yumusacik bir sekilde yapacagim:) Bu esnada bana takilan,sirayla Adonis ve Fred'e ne kadar sinir olsam da arada,mutesekkirim.Yoga matini gorunce,bir mest oluyorlar.Kendimi asortik yogiler gibi hissediyorum,etraflari killi bebeleri,bebekleri dolanan:)


Iste izini kaldirimda birakmak uzere olan bir yaprak...Dondum de fotosunu cektim,mutesekkirim:)


Yuruyuste karsima cikanlara hep mutesekkirim.Bu da ayri yuzumu,ruhumu guldurdu ise giderken...


Annecimin yillar once verdigi tencereye:) Yarim fincandan minnak pilav tencerem,cok seviyorum:)



Bu adama ve verdigi tavsiyeye...Hayati adim adim, yavas yavas yasayin,yarisi digerlerine birakin diyor.Benim gibi kendinden baska kimseyle bir yarisi olmayan insan icin pek fark etmese de bu tavsiye,yarismaktan cildirmis insanlara iyi gelebilir diye buraya birakiyorum...Hayati yavas yavas,adim adim yasamak kismini ise kalbime yaziyorum.Bir de cok sevdigim,simdi aramizda olmayan ton ton bir teyzenin tavsiyesi caliniyor bu aralar kulagimda ve kalbimde...your time will come...Senin de siran,zamanin gelecek!!!!


Ve tabii ki cirkin kapi onumu guzellestiren sari yapraklara cok mutesekkirim...Oyle huysuz,gicik,ruhsuz,karaktersiz bir komsum var ki,bu kapi hep boyle kalicak diye korkuyorum...Su hayatta yeni yeni ogrendigim sey,kabul etmeye calismakta zorlaniyorum acikcasi....Tek basina idare etmek zor...Tek basina isi daha iyi hale getirmek.tek basina kapinin onunu guzellestirmek...Ya adam gibi tamamen tek basina olucan kimsesiz,ya da insanlari bekliycen,idare edicen...Kendi tecrubelerimden boyle dusunur oldum dogrusu...Bagimsizlik ne guzel sey!!!

Hepimize mutlu bir hafta sonu diliyorum...Hersey gonlunuzce olsun:)

24 November, 2016

Londra'da çay keyfi



3 senedir Zeynep'cim ile buraya gitmekten bahsediyoruz.Yillar once gitmis,pek bir sevmis,bana da ille gormelisin dedi durdu.Cok sukur gecen haftalarda gidebildik.Hos bir degisiklik oldu desem de,artik dunyanin her yeri en cool,degisik,renkli cafelerle,caycilar ve kahvecilerle dolu oldugundan,bana cok da aham saham gelmedi acikcasi...Yine de,tabii ki gittime gordugume sevindim.


Gittigim kafelerde blog icin fotograf cekmeye cekiniyorum aslinda,bu fotograflari da Zeynep'in cesaretlendirmesi ile,ciktiktan sonra geri donup cektim.Tabii ki sormustum cayimi ismarlarken:)


Alt katta oturduk,yogun olmasina ragmen sakin bir havasi vardi.Eskitilmis,chabby chic dedikleri cinsten mobilyalari,koltuklari.Ev gibi bir nevi.Zaten amac kafeleri artik evlestirmek degil mi?


Iki hafta once gitmis olmamiza ragmen,yilbasi susleri suslemisti vitrinini.


Bi dolu cay var,sectiginiz caya bu minik siseleri koklayarak karar veriyorsunuz.Caylarin isimlerine bayildim.Sanirim ben Notthing Hill denedim.Icimi yumusacikti,mis kokulu.


Zeynep,glutensiz limonlu-kabakli keki,ben de zencefilli armutlu keki tercih ettik,ikisi de pek leziz,hafifti.


Iste bu koseden sola donunce,hemen solunuzda kaliyor:)Bir daha gidersem bu binaya gore bulacagim kafeyi...:)


Caylarin sunumu cici olsa da,bana biraz sIkIcI geldi acikcasi,beyaz beyaz.Hem bu demlikten sadece bir fincan cay cikiyor ki,hararetli bir muhabbet icin yeterli degil.Zeynep,ebatlari kuculttuklerini soyledi,ilk gittiginde bir demlikten daha cok cay ciktigini hatirliyor.Insan iki demlik caya ve iki keke £12 kusur odeyince daha cok cay istiyor sanirim:) Hem plastik catal da neyin nesi?

Yine de iyi ki gitmisiz:) Cay bahane,muhabbet sahane!

Canim,sevgili ogretmenlerimin Ogretmenler Gunu kutlu olsun.Su hayatta pismanlik duydugum tek sey iki kez karsima cikan ogretmenlik firsatini elimin tersi ile geri tepmemdir...En guzel meslek sizin.isiginizi yansitmaya devam edin...

Iyi gunler olsun:)