07 February, 2016

Yeni tat denemeleri



Son işime başladığımdan beri mutfakla aramın bozulduğunu,bir türlü o eski ateşi tutturamadığımı fark etmişsinizdir.Ara ara ancak böyle değişik şeyler yapıyorum...Fırına en son ne zaman kek koydum hatırlamıyorum.Şimdilerde yaptığım en büyük değişiklik,karşılaştığım sağlıklı tarifleri denemek ya da çok severek yaptıklarımı biraz değiştirmek.

Az önce kızlarla konuşurken yeni tarif aşkı  ile tutuştuğumu ama denemek için kendimi çok tembel ve az vakitli bulduğumu söyledim.Bugünlerde yemek benim için sadece hayatımı devam ettirmek için yaptığım bir eylem.Zaten yaptıklarım da genelde tekrardan ve pratiklikten ibaret.


Belki değişen hayat şartlarının da bunda büyük etkisi var.Blogumu ilk açtığımda kafe hayalim ile birlikte tarif denemeye doyamazdım ben.Şimdi hayal rafa kalkıp,işe yolculuk ve iş beni biraz daha fazla yorduğundan,kendimce de oldukça çok tarif denediğimden mutfakta geçen zaman ne kadar keyifli olsa da  biraz da mecburi.Bu gidişle bu aşkı da tazeleyebileceğimi hiç sanmıyorum açıkcası.Bundan şimdilik bir şikayetim yok.


Bu lezzetli brokoli topçuklarını denedim geçen hafta.Tarif,doyasıya yaşamak blogundan Özlem Saraç'a ait.Kendisi aynı  zamanda Hürriyet Aile yazarı,IG hesabı da pek keyifli.


Hem lezzetli,hem pratik...Tam benlik.Biraz mücverimsi ki bayılırımmmm.Benim karışımım biraz sıvı oldu sanki,o yüzden kimini cupcake kaplarına koydum.Lor peynirini krem peynir,karabuğday ununu da normal un ile değiştirdim.Marketten aldığımız,flat bread-düz ekmek ama değil- ve yoğurt ile servis ettim.

Malzemeler:1 brokoli,1orta boy havuç,1 soğan,2 diş sarımsak,1 kaşık un,2 yumurta,2 kaşık zeytinyağı,2 kaşık krem peynir ya da lor,tuz,karabiber.

Yumurtaları iyice çırpıp,tüm malzemeyi robottan geçirip,iyice birbirine yedirin.Topçuklar yapıp,yağlı kağıt üstünde 180 derecede 25 dk.pişirin.Pişman olmayacaksınız.


Bu da benim yıllardır moyer sos ile pişirdiğim karnabaharımın,karnabaharsız ama tavuklu ve mantarlı hali.Ölçüsüz anlatayım.İki tavuk göğsünü sarımsakla zeytinyağında mantar ile birlikte soteledim.Diğer tarafta biraz zeytinyağı,1 kaşık un ve 200 ml kadar sıcak sütü iyice çırparak pişirdim.(bu sosu eskiden pek sinirlenerek yapardım,un hep ufalanırdı) İçine rendelenmiş çedar peyniri,karabiber ve muskat tozu katıp,tavukların üstüne ekledim,biraz daha pişirip haşlanmış brokoli ile servis ettim ve çok severek yedim.

İşte böyle son mutfak maceralarım.

Herşeyin gönlünüzce olduğu,bol ilhamlı mutlu bir hafta diliyorum❤️

05 February, 2016

FUF❤️teşekkür Cuma'sı ❤️

Günaydın,şen gün bugün,yaşasın...Bütün haftaya yemeye ve uyumaya doyamadım ben:( Sabahları çok zor kalktım ama çok şükür günleri atlattım.Herşey başlayana kadar zor gibi zaten,sonrası kaymak gibi...

Bu hafta sağlığa,herşeye rağmen küçük mutluluklara,haftasonu çalışmama hem de ne güzel tesadüftür ki bu haftasonu metroda grev var:) Ballımıyım neyim? çokkkk şükür:)

Bunların dışında....



Beni filmlerde hissettiren istasyonlara....Bu şehir sürprizlerle dolu,adeta bir açık hava müzesi....


Karşıma çıkan bu güzelliklere,benim de olsa bir gün kısa süreliğine de olsa ne çok isterim...


Ferzan Özpetek'e...İçimi hep ısıtan satırlarına,filmlerine....


Sibel okusun diye kitap gönderene....


Evdeki ışığa,çok şükür ki aydınlık bu ev...


Bana kitap alan Peri'me...İyi geliyor bu kitap bana...Başucuma koydum...



Sımsıcacık sabahlığıma...


Yeni yaşlarına giren gelinciğime ve anneme...


İç açan gün doğumlarına....Başlayan umut dolu yeni günlere,çokkkk müteşekkirim....

Hepinize iyi haftasonları dilerim....

#damladakiokyanus'u unutmayalım ve etrafa zarif hareketlerde bulunalım❤️❤️❤️❤️

02 February, 2016

Sevdiğim bloglar ve Ben❤️


Yepp ve Luna,çolukçocukbunlar blogunun şeker ortakları mimlediler beni,sağolsunlar.Arayı daha uzatmadan sevdiğim blogları yazacağım.Yazıyı telefondan yazıyorum,o yüzden link vermek yerine fotoğraflarını paylaşmayı tercih ettim,eminim merak ederseniz gayet rahat bulabilirsiniz:)

Buradaki blogların çoğunu yıllardır hiç sıkılmadan takip etmekteyim.Çok uzun zamandır blog yazıyorum,çoğu zaman eski heyecan ve şevkin kalmadığını düşünüyorum ama sevdiklerim hep aynı kalıyor.IG hesaplarını da çok keyifli ve enerjik buluyorum,hepsini hayatınıza renk katmak açısından tavsiye ederim:)

Taza ve ailesi kocaman kalp,ben:) Elanor 1 yaşında değildi takibe başladığımda.Bu ailenin herşeyini seviyorum.İnançları,renkleri,aşkları,gülüşleri.Çok pozitif.


Emma ve Elsie,blog fenomeni olup da şu an çok başarılı iş kadınları...Hayranım o ekrandan yansıyan enerjiye,renklere...Dergi almaya hacet kalmadı yıllardır;)


Deli Anne❤️❤️❤️❤️❤️ o benim için annelik ve insanlık timsali.Çok uzun yıllardır zevkle takip ediyorum.Hayata bakışını,doğa aşkını çok seviyorum.İskoçya maceraları,fotoğrafları yüreklere şenlik,huzur verici.Bir de şimdilerde #damladakiokyanus var,iyilik güzellik yayılsın diye.Velhasıl benim için iyiki var...

 

Özlem❤️❤️❤️ gezileri,yazı dili,yazı aşkı,muhabbet edercesine yorumlara verdiği içten cevapları yıllardır aynı şekilde kalbimi çalan bloglardan...



Zahide❤️❤️❤️ IG olmasaydı kendisini tanımazdım belki.IG hesabını,içten kitap yorumlarını,aşkına olan aşkını,hep içten gülüşünü çok seviyorum.Hani görsem sarılabilirim o derece:) Düğününe de gidesim var:)


Damla❤️❤️❤️ yine IG sayesinde iyiki keşfettiklerimden.Olduğu gibi,şen,çok okuyan,okuduklarını güzel yorumlayan çok tatlı bir hatun kişisi❤️ Annesine de hayranım,plak aşkına da❤️


Benim cici ufaklıklarım Yepp❤️Luna...Günlük hayatları,blogcularla kurdukları ilişkiler bana enerji veriyor.Onlar benim genç yanım❤️

Blog dünyası benim için çok özel en başından beri,içten,pozitif,birşeyler katan öğreten,bol fotoğraflı bloglar çoğunlukla favorim.Blog dünyasından pek arkadaş edinmedim ben ama uzaktan sevmek de gayet iyi geliyor bana:)

Hepimize renkli,mutlu bir Şubat diliyorum ❤️

29 January, 2016

FUF❤️Fank u Friday❤️Teşekkür Cuma'sı

Selam ÇS'cular,değerli FUF'cular❤️ Geçen Cuma Istanbul'da olduğumdan,internetim kısıtlı olduğundan yazamamıştım,o yüzden çifte FUF size bu hafta:)

Malumunuz,ben Istanbul dönüşü pek bir tuhaf oluyorum,yıllar geçiyor ama gelirkenki hislerim, ya da gitmeden önceki hislerim pek değişmiyor.Bu sefer yine ayrı bir depresif oldum....Havaalanı girişinde beni bırakan anne-babama ağlamadım,tam uçağa giricem,annemle konuşurken sayesinde bir kopuş yaşadım ki daha yeni toparladım diyebilirim.Burdayken orayı,oradayken burayı istemek,hep arafta olmak zor zira ama insanı bir değişik ve zengin hissettiren tecrübe.Bu sefer öyle çökmüşüm ki ruhen,az daha neredeyse totomu parçalayıp da ilerleyebildiğim işimi bırakacaktım:( 

Bu sefer Istanbul gezim pek hastalıklı geçti.İlk gece Peri'min yanımda titremesiyle uyandım,ne yaptıysak annemle ateşini düşüremedik,ertesi gün hastaneye gidip serum yedi yavrum,çok şükür toparladı.Sonra hayatta hasta olmayan annem hasta oldu,babam 20.eczanede ilacını buldu,kaç gün yattı,yattıkça deli oldu.Ailece fiziken hasta olunca ruhen çökenlerdeniz.Babam hafif atlattı,teyzem yine çok kötü bir grip yaşadı.Tüm sevdiklerimi hasta görmek içimi parçaladı,Allah beterinden korusun,ne olursa olsun hastalık zor şey.Bu yüzden en çok ve hep sağlığa müteşekkirim,Allah herkese şifa versin,sevdiklerini yanlarından eksik etmesin...

Hal böyle olunca güleryüzlü hemşire Sibel,daha çok ev günleri yaşadı ve bu halden pek bir memnundu.Bereket Tanrıça'mın Evi gibisi var mı?

Her durumda mutlu ve müteşekkir olmaya çalışan bendenizin küçük anları da karşınızda;
 

Sanki üzerine pırlantalar serpilmiş gibi gözüken Istanbul manzarasına,


Annemle gece kahvesi ve bol muhabbete(ilk akşamım)


Pazar sabahı Türk filmi keyfine...Lise'den beri kullandığım hala olan,sapasağlam duran pijamama,


Kuymaklı,


Bol kuymaklı kahvaltılara...


Canım kardeşimin hediyesine,çok istediğim bir fincandı,sağolsun...


Bağdat Caddesi çiçekçilerine,




Zencefilli,limonlu,ballı çaylara...


Biricik kankim...Sahi kaç yıldır dostuz biz,çok oldu sayamıyorum artık...Onunla geçen keyifli ve hiç doyamadığım zamanlara...


Karın kattığı güzelliğe,



Bereketli kardeş sofralarına,sıgara böreklerine...


Sanatkar yiğenim benim,varlığına...


Karşıma çıkan satırlara,


Evlerin mutluluk köşelerine,


Üstüme vuran kış güneşine,annemin mutfağının bu köşesine(evin kalbi hep burda atıyor)


Ihlamuru eksik etmeyen babama,



Hep sıcak teyze kahvaltılarına ve ben zeytinli kek seviyorum diye üşenmeyip yapan çocukluk arkadaşım canım teyzeme,


İstedim diye bana bu kitabı alan,çillerine bayıldığım kuzenime,



Hep sıcacık,hep bereketli,hep sade ama hep dopdolu tonton teyzemin sofrasına.Teyzelerimin hepsi bir bereket Tanrıçası,turşu bile bi başka lezzetli...



Muhabbetine doyamayacağım dayıma,


Annemin fincanlarına,orkidelerine...


Kalabalık evimize...Kardeş,enişte,yeğen genelde evin hali budur haftada bir kaç kez;)


Perimle okuma hallerine...Selin'i okurken biz:)


Evime mini hediyeler alan anneme,


Elinin ölçüsü olmayan çok cömert dayıma...


Üşenmeden annemin istediği tepsiyi Trabzon'dan taşıyan,


Benim için hep en güzel insanlık timsali,hep en yakın dostum,can yoldaşım olan kıymetli küçük teyzeme...

Bana bunları lütfeden çok sevdiğime,en mutsuz,en üzgün,en depresif,en ağlak ,en huysuz zamanlarımda bile kalbimden geldiğince müteşekkirim...

Okuduğunuz,mail attığınız,IG'me güzel mesajlar attığınız için size 10 yılı aşkındır müteşekkirim....

Sağlıklı,şükür mutluluk dolu bir haftasonu dilerim...