02 August, 2015

Sağlıklı dondurma:)



Geçenlerde mini bir misafirim olunca ne yapsak diye düşünürken ne zamandır denemek istediğim ice-lolly'ler geldi aklıma,havalar güzel olunca çok paylaşılan ama bir türlü yapmaya fırsat bulamadığım.Hoş bizim havalar müsade etmedi,yaz bu gün kısa süreliğine geri gelmişken şehrime,paylaşayım dedim:)

Ne kadar çalışkanım,paylaşma aşkı ile doluyum görüyorsunuz,ikinci yazım bugün.Kim demiş Pazar günleri tembellik şart diye.

Hem ben sanırım tatil sonrası sendromu yaşıyorum,geldiğimden beri oturunca kendimi rahatsız hissediyorum,iğne batıyor sanki...Hep aklımda yapılacak işler var ama yapasım yok,aval aval takılıyorum,bir işten bir işe atlayıp bari kıytırık işleri aradan çıkarayım diyorum.

Ilham ve istek tam ama şevk,harekete geçecek enerji yok bu aralar.Ben de herkes gibi sağlıklı yaşama başlıycam diyorum mesela,neredeyse hergün,bir öğün uygulamaya koyup,diğer öğün cipslere saldırıyorum ve resmen sanki doymuyorum! Yazın iştahın kapanması gerekmiyormuydu?


Neyse burda benim duygusal gel-gitlerimi paylaşmaya gerek yok...

İşte bu dondurmamsı atıştırmalık,sağlığına dikkat edenler için,ya da benim gibi kendisi ile savaş verenler için.Yapması basit,yemesi keyifli ve suçluluk hissettirmeyen.

Yapmanız gereken arzunuza göre meyveyi istediğiniz süt ile smoothie yapmak,içine meyve parçacıkları ile kalıplara koymak ve buzluğa atmak.

Biz muz,badem sütünü smoothie yaptık ve içine çilek parçacıkları attık.Bizim ufaklık bayıldı.Ben de sevdim,bir dahakine   neli yapmalı diye düşünüyorum:)

Tatlı yiyip de kg almadığımız,istediklerimizi uygulamaya koyabileceğimiz bir hafta olsun:)

Norfolk Broads❤️



Norfolk Broads,Ingiltere'nin kocaman Ulusal Park'larından birisi,göllerin,nehirlerin iç içe geçmesi ile oluşmuş,ister yürüyerek,bisikletle ya da kiraladığınız minik motorlarla,belki de bizim gibi toplu katılabileceğiniz rehberli turla görebileceğiniz İngiltere'nin Venedik'i:)


Biz Wroxham merkezden katıldık turumuza.Motorlara £1 karşılığında köpekler de alınıyor.Fred,motorun camından doğal hayatı izlerken mest oluyordu adeta:)


Doğal hayatı gözlemlemek isteyenler için bir cennet.Su üstündeki o sakinlik,tatil yoğunluğuna rağmen hissetmeye değer.Sihirli bir bölge orası,su kenarında ağaçlar,evler,sazlık bölge,kuşlar...




Evler,şeker ev gibi sanki.







Tura,bu eski model motorlarla katılmak da mümkün,yanınızdan geçenler kraliçe edası ile el sallıyorlar:)


Köprü'nün altı Kuğu Gölü:)

Unutmayacağım yerlerden birisi orası,kesinlikle tavsiye ederim:)

Mutlu bir hafta olsun:)

31 July, 2015

FUF ❤️ fank u friday❤️teşekkür Cuma'sı

Günaydın FUF'cular.... Sırtımda güneş,yola çıkmadan bahçede yazıyorum bu satırları.Gidiyoruz ya,güneş çıktı,hava mis.

Bu hafta ne kadar müteşekkir olduğumu belirtmediğim bir gün olmadı sanırım,insan böyle güzel bir yerde başka ne düşünebilir ki.Hafif çaplı negatiflikleri de bu sayede yendim sanırım.Doğa en güzel hediye.

Bu hafta başta sağlığa,bu güzelliklere,buradaki doğaya ve tabii ki bu güzellikleri yaratıp,görmemi sağlayana,hissettirene(bu kısmı her hafta tekrar etmeme gerek yok değil mi?) müteşekkirim,şüphesiz hayat doğa ile iç içe daha çekilebilir :)



Canım ev sahibeme,cömertliğine,


Bahçede kahve keyiflerine,


Ev sahibemden taze patates ve otlara,evin renk renk desen desen kap kacağına,


Yeni tşörtüme,tam benlik bir hediye.Mesajı ise,doğa terapiden ucuzdur! 


Akşam saati basit,ucuz pub yemeklerine,


Peynir tabağımı önüme getirene( gördüğünüz en mütevazi peynir tabağı değil de ne,bir de ahududulu,kimin aklına peynir tabağına ahududu koymak gelir)


Yine yeniden gidebilme hayallerine,keşfedilmeyi bekleyen yeni yerlere,toprağa,bulutlara,yaşayabildiğim hayatıma,alabildiğim derin nefeslere,




Bana bu pijama altlığını hediye edene,


Taze scone satan mini dükkanlara,bu antika tabakları çanakları gündemde tutan yardım kuruluşlarının dükkanlarına,müteşekkirim...

Herşey gönlünüze göre olsun bu haftasonu ve her daim:)

30 July, 2015

Tatilin son günü,en derininden yazılır Gönül defterine

Sabah erken saatte uyandık,Jo ile 9:30 randevumuz için,gidip çiftliğine hayvanları ile tanışacaktık,özellikle meşhur Tom ile.


Tom,kaldığımız eve adını veren,30 yaşında zor yürüyen,dili dışarıda olan,elmayı çok seven atı.Kocasının atı;) Daha bir dolu atları var,kimisini sahiplenmişler,ne kadar bakabilirlerse bakacaklar.

Atların dışında sahiplendikleri köpekleri de var,birini Ispanya'dan getirmişler,hayatını kurtarmışlar.


Eee tabii 50 tane de kızı var,şaşkın tavuklar:)



Hayatımda gördüğüm ilk ve tek mavi gözlü at,modu sürekli değişen;) Jo'nun deyişi ile mermer gözlü.


Sonrası uzun bir yürüyüş.Jo'nun tavsiyesi ile Cley.Buraya geldiğimden beri yeşilliklerden deniz kıyısına yürümek,yel değirmeni görmek istiyordum.Norfolk yel değirmenleri ile meşhur,manzaraya daha da bir güzellik katan.


Bu fotoğraflara bakarken,o patikalarda yürürken kendimi BBC'nin belgesellerinden birinin içinde gibi hissettim.Zaten konuştuğumuz herkes sanki BBC'de spiker.Mükemmel akan,temiz bir İngilizce.O kadar az yabancı gördük ki,Londra'lı olarak şaşırmadık desem yalan olur.






Evler mini mini,taş taş.Pencere önleri çok şık detaylarla dolu.


Bu da yol kenarında,küçük bir barakada satılan(yanına gidene kadar satıldığını anlamadım),afişinde samphire yazılan( ne o,samp mi kiralanıyor,o da ne dedirten) bize göre deniz rezenesi,onların deniz asparagusu dedikleri pek tuzlu bir ot,deniz kenarlarında çok meşhurmuş.İnsansız barakaya gittim,kumbaraya £1 attım ve bir demet kaptım.Bunlar hep meraktan.

Bu rotayı her gün yürüyebilirim ben:)






Bu üst kareler de Chrome'dan,yengeçi pek meşhur ki ben sevemedim,denizden çıkan herşeyi yiyebileceğimi sanırdım.

Bu pembe ev de belki hayalim;)



Sanırım bu otele bir gün gelmek isterim.Kızlar bakımsız ve pis buldular,bense çok güçlü,karakter sahibi ve romantik ;)


Akşam yemeği sonrası yürüyüşü de bu kıyıda yapıldı,dalgalar sert sert vururken,deniz yükselmişken.

Daha çok var anlatacağım,yarın FUF'tsn bildireceğim,şimdilik hoşçakalın.


29 July, 2015

Bir haftaliğına kiralanan ev ve köyümsü hayat:)

Bu tatilin yazlık mı sonbaharlık mı olduğuna karar verebilmiş değilim,emin olduğum,şahane bir mola olduğu,rutinlerden uzakta,kafa dinlendiren,nefes aldıran,ruhumu mest eden,gözüme gönlüme iyi gelen.


Yazları yazlıklarda geçmiş şahıs olarak,kendin pişir kendin ye tatili benim için gayet mutlu bir tatil seçeneği olmuştur çünkü ben ev ortamını çok sever,gittiğim her yeri bir nevi yuva yapabilirim.Bu ev için artık evden uzaktaki evim demeye başladım bile:)

Köy evim,kasaba evim karşınızda.3 kadın bir köpek bu tatili kıllı bebemiz için seçtik.İnternette köpek canlısı yerler altında araştırınca çıktı karşımıza bu ev,çiftlik sahiplerinin kiraladığı,sıcacık,çok özenle döşenmiş,tam ortamına uygun Country Style;) 


Ev sahiplerimiz şahane,pek misafir perver,Jo bizi kendi yaptığı ekmek ve belli ki bahçesinden topladığı çiçeklerin aranjmanı ile karşıladı,DVDlerini ödünç verdi,alarm ile olan sorunu hemen halletti.


Bunun dışında yumurtamız,patatesimiz,taze otumuz eksik olmadı sağolsun.Bir de hoşsohpet,çok da güzel.Kocası da kendi gibi,orta yaşlı şık bir çift.Yarın atlarını görmeye gideceğiz:)


Havlular,yatak takımları tertemiz,kaliteli.Hiçbir ayrıntı ucuz değil.O antika tabaklar,fincanlar incik cincik sanki benim için seçilmiş:) Geleceğimi aylar öncesinden biliyorlardı;)


Konyak ve truflerimiz de baş köşede idi:) 



Cumartesi günü geldikten sonra rüzgârla bütünleşen ben aynen bu şekilde bitirdim kitabımı:)


Bu battaniye ile aramızda derin bir bağ oluştu.Rüzgar beni sersem edip,Güneş ışıkları görmemi engelleyince ben,her zamanki şıklığım ile:)


Pazartesi günü yorgunluktan ve yağmurdan dolayı ev günü ilan edildi.Okunacaklar okundu.Hoş sabah çok cici bir kasabaya gittik,malum hazırlıksız gelen,önceki gün yağmurdan sıçana dönmüş kızlarız biz.Mayom ve sandaletlerim yanımda,sonbaharlık nerdeyse hiçbirşey yok yanımda yağmurluğum hariç.Sanırsınız yağmur botum yok:)

Çok şükür eksikleri gidip alabilecek mesafedeyiz,ya araba olmasaydı,maaşlar yatmasaydı,her gün yağan yağmur bizi sefil eder eve hapsederdi sanırım.


Battaniyem ve ben:) Lady Grey çayım:) sonbahar bir başka benim için.


Bu mutfakta yemek yapmak da ayrı bir keyif kanımca:) 



Kendi fincanımı getirmiştim,hiç beklemiyordum Türk kahvesi fincanı bulacağımı ki,dolapta karşıma çıktı bu fincanlar.Yumurtalar kapıda karşıladı bizi:)

Soba yanıyor,Güneş,yağmur gidip geliyor.Bu ortamda geldiğimizden beridir Güneş yağmura hep öncelik veriyor.

Bu akşamki planım yemek yiyip yürüyüşe çıkmak.Mümkünse tek başıma,sonrasında soba karşısında yayılacağım.

Sevgiyle kalın,unutulmaz anılar biriktirin:)